Yavuz Ağıralioğlu’ndan Ümit Özdağ’a ittifak yanıtı

Yavuz Ağıralioğlu Ümit Özdağ ziyareti kapsamında erken seçim, anayasa ve ekonomi gündemi ele alındı. İki lider ittifak iddiasını yanıtladı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, beraberindeki heyetle Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı ziyaret etti. Özdağ’ın makamında gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Toplantının ardından iki lider basın mensuplarının karşısına geçti.

Ağıralioğlu, ziyaretin Özdağ’ın daha önce Anahtar Parti’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iadesi olduğunu söyledi. Seçim dönemine yaklaşılırken Türkiye’nin imkanlarının, karşı karşıya bulunduğu risklerin ve mevcut yönetimin politikalarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, siyasetin temel gücünün istişare olduğunu ifade etti. Görüşmede ülke meseleleri üzerine fikir alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

Ümit Özdağ ise toplantıda erken seçim tartışmalarının yanı sıra “Çerçeve Yasa” olarak anılan düzenleme, anayasa gündemi ve ekonomik sorunların ele alındığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın erken seçimle ilgili sözlerinin ardından AK Parti’den farklı açıklamalar gelmesini değerlendiren Özdağ, bunun siyasi tartışmaların önümüzdeki günlerde de önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Özdağ, söz konusu yasa ve anayasa değişiklikleri üzerinden Abdullah Öcalan ile PKK mensuplarına yönelik af tartışmalarının yürütüldüğünü savundu. Türkiye’nin ekonomik sorunları ile siyasetin bu tabloya verdiği tepkilerin de toplantıda gündeme geldiğini belirterek Ağıralioğlu ve heyetine teşekkür etti.

Basın toplantısında iki parti arasında ittifak kurulup kurulmayacağı da soruldu. Özdağ, görüşmenin süresine atıfta bulunarak bunun bir ittifak toplantısı olduğu yönünde espri yapılabileceğini söyledi ancak toplantıda yalnızca Türkiye’nin meselelerinin konuşulduğunu ve istişarelerin süreceğini ifade etti.

Özdağ’dan Sırrı Sakık’ın sözlerine tepki

DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın dağlarda bulunan “Türk öğün, çalış, güven”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Her şey vatan için” ifadelerinin kaldırılması gerektiği yönündeki açıklamaları da liderlere yöneltildi.

Ümit Özdağ, Sakık ve aynı siyasi çizgide bulunan isimlerin açıklamalarını provokatif olarak nitelendirdi. Bu açıklamaların Türk milletini ve devletini hedef aldığını öne süren Özdağ, iktidar blokunun konuya sessiz kalmasını eleştirdi. AK Parti ve MHP’nin bu açıklamalara tepki göstermemesini sorgulayan Özdağ, DEM Parti ile iktidar arasındaki siyasi temaslara da dikkat çekti.

Yavuz Ağıralioğlu ise Türkiye Cumhuriyeti’nin 86 milyon vatandaşın ortak devleti olduğunu vurguladı. Devletin resmî dilinin Türkçe olduğunu ve anayasal vatandaşlık tanımının değiştirilemeyeceğini söyleyen Ağıralioğlu, demokrasi, hukuk ve kalkınma alanlarındaki sorunların çözülebileceğini ancak bu sorunların bölücü bir devlet anlayışına gerekçe yapılamayacağını belirtti.

Kürt vatandaşların PKK’ya kurban edilmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Ağıralioğlu, terörle mücadelede ağır bedeller ödendiğini ifade etti. Kürt vatandaşlarla herhangi bir sorunları bulunmadığını, karşı oldukları yapının PKK olduğunu dile getiren Ağıralioğlu, ülkenin bölünmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

Anayasa ve “Terörsüz Türkiye” açıklaması

Anayasa tartışmalarına da değinen Ağıralioğlu, millî bütünlüğü, vatandaşlık tanımını, Türkçenin resmî dil olmasını, bayrağı ve başkenti koruyan anayasal çerçevenin değiştirilemeyeceğini söyledi. Bunun dışında demokrasi, kalkınma, işsizlik, madde bağımlılığı ve ekonomik durgunluk gibi başlıkların konuşulabileceğini belirtti.

Ağıralioğlu, Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki koşullarıyla ilgili gündeme gelen konut tartışmalarını da eleştirdi. Terör saldırılarında hayatını kaybeden ve ekonomik zorluklar içinde yaşayan şehit ailelerinin bulunduğunu hatırlatan Ağıralioğlu, PKK ile mücadelede yaşamını yitirenlerin hatırasına aykırı uygulamalara karşı olduklarını dile getirdi.

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin görüşlerini de paylaşan Ağıralioğlu, Kürt vatandaşlarla barış sorunu bulunmadığını, ancak PKK ile uzlaşmayacaklarını söyledi. Terör örgütleriyle yürütülecek bir sürecin devletin itibarını, Meclis’in iradesini ve güvenlik güçlerinin ödediği bedelleri göz ardı edeceğini savunan Ağıralioğlu, tepkilerinin bu noktaya yönelik olduğunu ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu