Yatırım fonu krizi Türkiye’nin statüsünü tehdit ediyor

The Economist, yatırım fonu krizi nedeniyle Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsünü kaybederek sınır piyasa kategorisine gerileyebileceğini yazdı.

İngiliz yayın kuruluşu The Economist, Türkiye’deki yatırım fonu krizi üzerine yayımladığı analizde, yaşanan gelişmelerin ülkenin gelişmekte olan piyasa konumunu riske attığını savundu. “Türkiye’nin yatırım fonu fiyaskosu” başlıklı değerlendirmede, borsa ve portföy yönetim şirketleri çevresinde oluşan olağan dışı değer artışları ile son dönemdeki sert düşüşler ele alındı.

Analizde, Tera Portföy’ün ana fonunun üç yıl içinde yüzde 60 binin üzerinde değer kazandığı, Destek Finans Faktoring hisselerinin ise halka arzdan sonraki 17 ayda yüzde 7 bin yükseldiği belirtildi. Şirketin bu yükselişin ardından Borsa İstanbul’un piyasa değeri en yüksek ikinci şirketi konumuna geldiği aktarıldı. The Economist, söz konusu fiyatlamaların bir balon görünümü oluşturduğunu ve bu yapının çökmesiyle bazı fonların yatırımcıların nakit taleplerini karşılamakta zorlandığını yazdı.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun tek bir hisseye yoğunlaşmayı sınırlayan düzenlemesinin ardından satış baskısının hızlandığı ifade edildi. Borsa İstanbul’da dalgalanmanın ilk iki gününde yaklaşık 30 milyar dolarlık piyasa değerinin silindiği, SPK’nın toplam büyüklüğü 18 milyar dolara ulaşan 131 yatırım fonunu tasfiye etme kararı aldığı kaydedildi. Bu kararın en az 450 bin bireysel yatırımcıyı zararla ve uzun bekleme süreleriyle karşı karşıya bıraktığı belirtildi.

Yazıda, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in işaret ettiği adli süreçlerin, fon ve şirketlerdeki “Ponzi benzeri” yapıların ayrıntılarını ortaya çıkarabileceği değerlendirmesine de yer verildi.

The Economist, küresel endeks sağlayıcısı MSCI’ın haziran ayında yaptığı uyarıya da dikkat çekti. Piyasalardaki aksaklıkların giderilmemesi halinde Türkiye’nin “gelişmekte olan piyasa” kategorisinden, Romanya ve Tunus’un da bulunduğu “sınır piyasa” grubuna indirilebileceği belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Sistemik risk yok” açıklamasına atıf yapılan analizde, bazı yabancı portföy yöneticilerinin krizin makroekonomiye yayılmadığını ve yatırımcıların dövize yönelmek yerine yüksek faizli Türk lirası mevduatlarını tercih ettiğini söylediği aktarıldı. Buna karşın, yaşanan yatırım fonu krizinin Türkiye piyasalarındaki kurumsal güveni zedelediği vurgulandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu