Küresel Piyasalarda Artan Gerilimlerin Etkileri Hissediliyor

Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle karışık bir seyir izliyor.

Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yeni bir haftaya karmaşık bir seyirle giriş yaptı. ABD ve İran arasındaki diplomatik süreç, yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Barış umutları, taraflardan gelebilecek olumlu açıklamalarla artış gösterse de, çelişkili bilgiler piyasalardaki risk algısını canlı tutuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD/İsrail-İran Savaşı’nda saldırıların durdurulması için önerilen taslağa verdiği cevabı ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirdi. Öte yandan, İran basını, Tahran yönetiminin bu öneriye yanıtını arabuluculara ilettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, İran’ın hala ‘çıkarılması gereken’ zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve savaşın sona ermediğini ifade etti.

ABD ve İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğine dair işaretler, Hürmüz Boğazı’nın durumu hakkında endişeleri artırırken, bu durum Orta Doğu’daki gerilimlerin hisse senedi piyasalarındaki yükselişleri gölgede bırakmasına neden oldu. Barış anlaşması sağlanabileceği umudu devam etse de, belirsizlikler küresel risk iştahını olumsuz etkiliyor.

Analistler, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde seyrettiğini ancak bunun ekonomik büyümeyi durduracak kadar olmadığını belirtiyor. Diğer yandan, teknoloji sektörüne yönelik iyimserlik sürerken, Orta Doğu’daki gelişmeler bu iyimserliği zayıflatıyor. Ayrıca, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da dikkatle izleniyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönü ile ilgili tüm seçeneklerin masada olduğunu ifade etti.

Goolsbee, mevcut duruma bakıldığında, yalnızca faiz indirimlerinin akla gelebilecek tek seçenek olarak düşünülmesini anlamanın zor olduğunu belirtti. Fed, Amerikan finansal sisteminin mevcut durumuna dair Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı. Raporda, jeopolitik riskler ve petrol şokunun en çok dile getirilen riskler arasında olduğu vurgulandı.

ABD’de tarım dışı istihdam, nisan ayında 115 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı. Tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması bekleniyordu. Yükselen petrol fiyatları ve inatçı enflasyon karşısında işgücü piyasası istihdam yaratmaya devam ediyor. İşgücü piyasasındaki güçlenme sinyalleri, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın yarattığı enerji şokuna rağmen dünyanın en büyük ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu gösteriyor.

Tarım dışı istihdam verisi, istihdam piyasasında risklerin dengeli olduğunu gösterirken, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki maliyet baskısını artırabileceği ihtimali, Fed’in bekle-gör politikasında kalabileceği yönünde sinyaller veriyor. Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise mayıs ayında 48,2 ile tarihinin en düşük seviyesine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, enflasyonun kişisel mali durumlar ve satın alma koşulları üzerindeki etkisine dair endişeleri yansıtıyor.

Bu hafta ABD’de açıklanacak enflasyon verisi ve Başkan Trump’ın beklenen Çin ziyareti, piyasalarda belirleyici bir rol oynayacak. Yıllık bazda enflasyonun hızlanması bekleniyor. Enflasyon verisi, Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin son gününden yalnızca birkaç gün önce açıklanacak. Senato’nun Powell’ın yerine geçmesi beklenen Kevin Warsh’ın adaylığını bu hafta oylamaya sunması öngörülüyor.

ABD ile Çin heyetlerinin, Trump’ın bu hafta Çin’e yapacağı ziyaret öncesinde ekonomi ve ticaret müzakereleri için Güney Kore’de bir araya geleceği bildirildi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’e yapacağı resmi ziyarette gümrük tarifeleri, Tayvan ve ABD/İsrail-İran Savaşı konularının ele alınacağını açıkladı. Çin, İran ile olan ekonomik bağları nedeniyle önemli bir diplomatik aktör olarak öne çıkıyor.

Orta Doğu’daki gerilimlerin yakın vadede azalacağına dair umutların azalmasıyla Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,9 artarak 103,7 dolara yükseldi. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağına dair endişelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,39 seviyesine geldi. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 artarak 98,1 seviyesine ulaştı.

Geçen hafta yüzde 2’nin üzerinde yükselen altının ons fiyatı, yeni günde yüzde 1 düşüşle 4 bin 675 dolardan işlem görüyor. Altındaki bu düşüş, jeopolitik gerginliklerin yeniden artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkisiyle gerçekleşti. New York borsasında, istihdam verilerinin beklentileri aşmasının ardından Cuma günü pozitif bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yatay seyrederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,71 değer kazandı. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne karışık bir seyirle başladı.

Orta Doğu’daki gerginlikler, enerji maliyetlerinin yüksek seyrini korumasına neden olurken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artışına gideceğine yönelik öngörülerin güçlenmesi Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyri etkiliyor. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Alman ihracatçılarının küresel pazar payını kaybetmesinin temel nedeninin Çin kaynaklı artan rekabet baskısı olduğunu açıkladı.

İngiltere’de yerel seçimlerde aşırı sağın öne çıkmasının ardından, Başbakan ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer’in istifa baskıları ile karşı karşıya kaldığına dair haberler gündeme geldi. Ülkedeki siyasi belirsizlik endişeleri, İngiltere borsasında düşüş eğilimine yol açıyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Orta Doğu’daki savaşın sürmesi durumunda bazı bölgelerde havacılık yakıtı sıkıntısı yaşanabileceğini belirtti. Avrupa’da alternatif olarak Jet A yakıtı kullanımının sektöre önemli esneklik sağlayabileceği ifade edildi.

Almanya’da mart ayına ilişkin sanayi üretimi aylık yüzde 0,7, yıllık ise yüzde 2,8 azalarak beklentilerin altında kaldı. Ayrıca, İngiltere ve Fransa’nın Hürmüz Boğazı konusunda bir toplantıya ev sahipliği yapması bekleniyor. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,09 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43 değer kaybederken, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, güne karışık bir seyirle başladı.

Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde dalgalı bir seyir izliyor. Çin’de enflasyonda sert bir artış gözlemlendi. Nisan ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artış göstermişti. Nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022’den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE’nin nisanda yüzde 1,8 artması bekleniyordu.

Bu veriler, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın Çin’deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, çatışmaların yarattığı aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösteriyor. Analistler, Çin’de enflasyonun talep temelli değil maliyet temelli olduğunu ve bunun ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Bu durum, Çin’in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabilir.

ABD Hazine Bakanı Bessent’in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında. Bessent’in, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile görüşmeler yapması bekleniyor. Görüşmelerde nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran’daki savaş ele alınacak. Ayrıca, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı çerçevesinde döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da bilgi alışverişinde bulunulması öngörülüyor.

Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif bir seyir izliyor. Trump ile Şi Cinping’in bu hafta bir araya geleceği haberinin doğrulanmasıyla Çin borsası da yükseliş gösterdi. Bu gelişmelerle birlikte, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,8, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 artış kaydetti. Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3, Japonya’da Nikkei 225 endeksi ise yüzde 0,2 geriledi. Güney Kore’de Kospi endeksi 7.886,91 puanla rekor seviyeye ulaştı.

Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,15 artışla 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. BIST 100 endeksi, gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat, Cuma akşamı normal seans kapanışına göre yüzde 0,17 artışla 17.955,00 puandan işlem gördü.

Dolar/TL, Cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3790’dan işlem görüyor. Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD’de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksinde 15.100 ve 15.200 puanın direnç, 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek konumunda olduğu ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu