Silveroni, Türkiye ile Tayland arasında köprü kuruyor

Silveroni, kurucusu Peyda Çetin liderliğinde faaliyet alanını yalnızca mücevher üretimiyle sınırlamadan, kendi markasını oluşturmak isteyen girişimcilere yönelik iş geliştirme çalışmaları ve Türkiye ile Tayland arasında yeni yatırım bağlantıları kurulmasını amaçlayan uluslararası projeler üzerinde çalışıyor.

2016 yılında kurulan Silveroni’nin temel faaliyet alanlarından biri, kendi mücevher markasını kurmak isteyen girişimcilere üretim altyapısı sağlamaya dayanıyor. Şirket, özellikle laboratuvar üretimi pırlantalı 14K ve 18K altın mücevherlerde private-label ve white-label üretim modeliyle çalışıyor.

Bu sistem, girişimcilerin kendi üretim tesislerini kurmadan ve üretimin teknik süreçlerini sıfırdan yönetmek zorunda kalmadan kendi isimleri ve marka kimlikleriyle pazara çıkabilmelerini hedefliyor. Ürün geliştirme ve üretimden marka kimliğine, özel ambalajlama seçeneklerinden uluslararası teslimata kadar farklı aşamalar tek bir B2B yapı altında ele alınıyor.

Silveroni Kurucusu Peyda Çetin, şirketin bu yaklaşımını yalnızca ürün satmak yerine yeni markaların doğmasına yardımcı olan bir üretim ve iş geliştirme modeli olarak tanımlıyor.

“Bugün iyi bir fikri olan birçok girişimci, üretim altyapısı kurmanın maliyeti ve uluslararası tedarik süreçlerinin karmaşıklığı nedeniyle kendi markasını hayata geçirmekte zorlanıyor. Silveroni’de amacımız bu mesafeyi kısaltmak. Girişimci kendi markasına, müşterisine ve büyümesine odaklanırken, biz üretim tarafındaki tecrübemizi ve uluslararası bağlantılarımızı projeye dahil ediyoruz.”

Silveroni’nin üzerinde çalıştığı ikinci önemli alan ise Türkiye ile Tayland arasında yatırım ve iş geliştirme bağlantılarının güçlendirilmesi.

Peyda Çetin’in uzun yıllara dayanan Tayland iş tecrübesinden hareketle geliştirilen çalışma kapsamında, Türkiye’de yatırım veya uluslararası finansman arayan şirket ve proje sahiplerinin Tayland’daki yatırım çevreleri, iş dünyası kuruluşları ve potansiyel stratejik ortaklarla bir araya getirilmesine yönelik bir platform oluşturulması hedefleniyor.

Planlanan Bangkok buluşmalarında Türk şirketlerinin ve proje sahiplerinin Tayland’a gelerek projelerini doğrudan sunabilecekleri, yatırım olanaklarını anlatabilecekleri ve potansiyel yatırımcılarla yüz yüze görüşebilecekleri bir iş ortamının oluşturulması üzerinde çalışılıyor.

Programın yalnızca klasik bir iş heyeti ziyareti olması amaçlanmıyor. Hedef, doğru projelerin önceden belirlenmesi, tarafların toplantılardan önce eşleştirilmesi ve görüşmelerin yatırım, ortaklık, ticaret veya uzun vadeli iş birliği fırsatlarına dönüşebileceği daha sonuç odaklı bir model oluşturmak.

Çalışmanın diğer yönünde ise Tayland ve uluslararası yatırım çevrelerine Türkiye’deki yatırım fırsatlarının daha etkin biçimde tanıtılması bulunuyor.

Böylece oluşturulmak istenen köprü tek yönlü değil. Türk girişimcilerin ve şirketlerin Asya’ya ulaşmasının yanı sıra, Tayland ve bölgedeki yatırımcıların Türkiye’de değerlendirilebilecek projelerle buluşturulması da çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Peyda Çetin, bu yaklaşımın temelinde iki ülkenin iş dünyası arasında uzun vadeli ve somut ilişkiler kurulması olduğunu belirtiyor:

“Türkiye’de güçlü fikirler, şirketler ve yatırım arayan projeler var. Tayland ise Güneydoğu Asya’nın önemli iş merkezlerinden biri. Biz bu iki tarafın birbirini daha yakından tanımasını ve doğru insanların doğru projeler etrafında buluşmasını istiyoruz. Amacımız yalnızca toplantılar düzenlemek değil, toplantıların arkasından gerçek iş birliklerinin doğabileceği bir zemin oluşturmak.”

Silveroni böylece iki paralel alanda ilerleyen bir yapı geliştiriyor: Bir tarafta kendi markasını kurmak isteyen girişimcilere mücevher üretimi ve private-label altyapısı sağlanırken, diğer tarafta Türkiye ile Tayland arasında yatırım, girişimcilik ve uluslararası iş birliği fırsatları üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

Peyda Çetin’in vizyonunda bu iki çalışma aslında aynı düşüncede birleşiyor: Bir fikri yalnız bırakmamak.

Bir girişimci için bu fikir yeni bir mücevher markası olabilir. Bir Türk şirketi için yeni bir yatırımcıya ulaşmak, bir yatırımcı için ise Türkiye’de değerlendirebileceği yeni bir proje keşfetmek olabilir.

Silveroni’nin önümüzdeki dönemdeki hedefi, sahip olduğu uluslararası bağlantıları üretim tecrübesi ve iş geliştirme faaliyetleriyle birleştirerek yeni markaların ve sınır ötesi iş birliklerinin kurulabileceği daha geniş bir ekosistem yaratmak.

Peyda Çetin’in ifadesiyle:

“Biz sadece ürün üretmek istemiyoruz. Markaların kurulmasına, girişimcilerin büyümesine ve ülkeler arasında kalıcı ticari bağların oluşmasına katkı sağlamak istiyoruz. Silveroni’nin geleceğini de bu uluslararası bakış açısı üzerine kuruyoruz.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu