Emekli İkramiyesi Ödemelerinde Aylık Bağlanma Şartları Yeniden Değerlendirilmeli
Emekli ikramiyesi ödemelerinde aylık bağlanma şartının kaldırılması gerektiği ve hizmet hesaplarının güncellenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Emekli ikramiyeleri, memurların emeklilik sürecinde önemli bir yer tutmakta. Ancak, mevcut düzenlemeler gereği emekli ikramiyesinin ödenmesi için aylık bağlanma şartı aranmaktadır. Bu durum, günümüzde geçerliliğini yitirmiş bir uygulama olarak değerlendiriliyor ve bu konuda bir kanun değişikliği yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Memurluktan ayrılan bireylerin emekli ikramiyesi alabilmesi için, 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca, emekli aylığı almak üzere 25 yıl hizmet süresini tamamlamaları ve kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşını doldurmaları gerekmektedir. 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi ve ek 82. madde, emekli ikramiyesi ödemeleri için gerekli şartları belirlemekte, ancak bu şartlar emeklilik statüsünde aylık bağlanması durumuna bağlıdır. Yani, her görevden ayrılan memura emekli ikramiyesi ödemesi yapılmamaktadır.
Özellikle, memurların emekli ikramiyelerinin ödenebilmesi için gerekli olan şartlar arasında, emeklilik statüsünde aylık bağlanmış olma durumu yer almakta. Ancak, 5434 sayılı Kanun’a tabi memurlar için, emekli ikramiyesinin ödenmesi için son çalışma statüsüne bakılmaksızın, emeklilik tarihindeki hizmet süreleri dikkate alınmalıdır. Bu durum, memurluktan ayrılanların, işçi veya esnaf statüsünde çalışmaları halinde bile emekli ikramiyesi alabilmelerini sağlamaktadır.
Bu bağlamda, memurların emekli ikramiyesi alabilmesi için, 25 yıl hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa edenlerin, ayrıldıkları tarihteki güncel memur maaş katsayısı üzerinden emekli ikramiyesi alabilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu durum, 8 Eylül 1999 sonrası çalışmaya başlayan ve EYT kapsamına girmeyen memurlar için geçerlidir. EYT kapsamındaki bireyler ise zaten emeklilik haklarını kazanmış durumda olduklarından, bu değerlendirmelerin dışında kalmaktadırlar.
5510 sayılı Kanun’a tabi memurlar için ise durum farklılık göstermektedir. Bu kanuna tabi memurların emekli ikramiyesi alabilmesi için, emeklilik tarihindeki son çalışma statülerinin memurluk olması gerekmektedir. Yani, emekli aylığı bağlanma talebinde bulunulduğunda, son statüsü işçi veya esnaf olanlara memurluk hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemektedir. Bu durumun da bir kanun değişikliği ile düzeltilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, memurların emekli ikramiyesi hesaplamalarındaki usul ve esasların, işçilere ödenen kıdem tazminatı hesaplamalarından farklı olduğu belirtilmektedir. Memurlar, 1 yıl 1 gün bile eksik olan hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi alamamaktadır. Bu nedenle, memurlar için emekli ikramiyesi ödemelerinin, aylık bağlanma tarihini beklemeksizin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.




