Mısır’daki Saldırı: ABD’nin Gizli Planının Bir Parçası
Mısır’daki saldırının arkasındaki stratejik niyetler ve bölgesel etkileri değerlendirildi.
İslami Analiz / Haber Merkezi
Son günlerde bölgedeki çatışmalardan uzak duran Mısır, Akdeniz’deki Dimyat Limanı’na yönelik gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu saldırı, ABD ve Siyonist rejimin stratejik tıkanıklık yaşadığı bir dönemde gerçekleşti.
Abdülbari Atvan, bu beklenmedik saldırının amacının Mısır’ı içten çökertmek ve bölgesel bir mezhep savaşının içine çekmek olduğunu belirtiyor. Mısır’ın hedef alınmasının tesadüfi olmadığını vurgulayan Atvan, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Mısır, Orta Doğu’daki savaşlardan uzak durarak ordusunu, ekonomisini ve gücünü yeniden inşa etmeye çalışıyor. Bu nedenle, Mısır’a yönelik bu komplonun arkasında İsrail’in olduğunu söylemek mümkün.”
Saldırının zamanlaması ve Siyonist rejimin olay karşısındaki sessizliği, bu durumun kaynağına işaret ediyor. Atvan, bu saldırının Washington’da gizli bir strateji olarak kurgulandığını ifade ediyor. “İsrail sessiz; çünkü Dimyat Limanı’na yönelik bu saldırı, Netanyahu’nun ABD’ye yaptığı son ziyaret sırasında formüle edilen zehirli planın bir sonucu,” diyor.
Tel Aviv’in Mısır’ı hedef almasının nedenleri arasında sadece bölgesel stratejiler değil, aynı zamanda Mısır’ın enerji politikalarındaki değişim de yer alıyor. Atvan, “Mısır artık İsrail gazından vazgeçmek istiyor. Bu durum, İsrail’in hegemonyasını tehdit eden bir gelişme,” şeklinde konuşuyor.
ABD ve İsrail, İran rejimini değiştiremeyip nükleer programı etkisiz hale getiremeyince, son çare olarak mezhep çatışması kartını oynamaya çalışıyor. Atvan, “Hükümet iflas edince eski defterlerini karıştırır. İsrail ve ABD’nin eski defterleri de mezhep savaşıdır. Bu, bölgeyi sabote etmek ve kaos yaratmak amacı taşımaktadır,” diyor.
Ancak Mısır halkının tarihi mezhepsel hoşgörüsü ve direniş ruhu, bu tür planlara karşı bir engel teşkil ediyor. Atvan, Mısır’daki halkın büyük bir kısmının İran’a sempati duyduğunu ve bu durumu ABD ve İsrail için tehdit olarak değerlendirdiğini belirtiyor.
Saldırının ardından, Yemen’deki Ensarullah hareketine fatura kesilmeye çalışılması ise asılsız bir algı operasyonu olarak değerlendiriliyor. Analizlerde, Yemen ve Mısır arasındaki derin tarihi ilişkilere dikkat çekiliyor ve bu senaryonun mantıksız olduğu ifade ediliyor.
Atvan, son günlerde Ukrayna merkezli gelişmeleri de değerlendirerek, “Ukrayna’nın Irak’ta sabotaj yapmaya çalışması, Siyonist bir komployu işaret ediyor. Bu plan, Amerika’nın bölgedeki yenilgilerini örtbas etmeyi amaçlıyor,” diyor.




