Türkiye fon krizi Avrupa basınında: 194 hesaba engel
Türkiye fon krizi, 131 yatırım fonunun tasfiyesi ve 194 X hesabına getirilen erişim engeliyle Avrupa basınında gündeme taşındı.
Türkiye fon krizi, yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen tasfiye süreci ve gelişmeleri aktaran ekonomist, gazeteci ve piyasa yorumcularının sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri nedeniyle Avrupa basınında da yer aldı. Sermaye piyasalarındaki çalkantı ile ifade özgürlüğü tartışması aynı süreçte öne çıktı.
131 yatırım fonunun tasfiyeye alınmasının ve yaklaşık 455 bin 758 yatırımcının etkilenmesinin ardından 194 X hesabına erişim kısıtlaması getirildi. Engellenen hesaplar arasında ekonomistler, gazeteciler, yatırım danışmanları ve piyasa yorumcuları bulunuyor.
İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) açıklamasına göre, İstanbul ve Ankara’daki savcılıkların yürüttüğü soruşturmalar kapsamında bu hesapların, sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcılarda korku ve panik yaratabilecek spekülatif paylaşımlar yaptığı iddia edildi. Hesapların toplam takipçi sayısının yaklaşık 12 milyon olduğu belirtildi.
Erişim engeli uygulanan hesaplar arasında ekonomist ve köşe yazarı Uğur Gürses, ekonomist Veysel Ulusoy, finans profesörü Bilge Yılmaz, kripto para analisti Ted Pillows, yatırım danışmanı Emre Şirin, gazeteciler Naz Yavuzarslan ve Dinçer Gökçe ile oyuncu Orhan Aydın da yer aldı.
Uğur Gürses’in 16 Eylül’de yaptığı paylaşımlardan biri de kısıtlama kapsamına girdi. Gürses, Devlet Denetleme Kurulu’nun fonlarda yaşananları incelemesi gerektiğini belirterek sürecin bu aşamaya gelmesine kimin izin verdiğini, neden önlem alınmadığını ve bundan kimin yararlandığını sordu. İFÖD ayrıca Gazete Pencere, Evrensel ve Sözcü’de yayımlanan üç habere de erişim engeli getirildiğini bildirdi.
131 fon tasfiye sürecinde
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 farklı yatırımcı bulunuyor.
Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 891 milyar lira, diğer bir ifadeyle yaklaşık 18,3 milyar dolar olarak hesaplandı.
Bazı fonların yatırımcıların paylarını geri alma taleplerini karşılayamamasıyla başlayan satış dalgası, piyasalarda sert düşüşlere neden oldu. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi hafta içinde yüzde 8’den fazla geriledi.
Fon portföylerinin önemli bölümünün likiditesi düşük hisselerde yoğunlaşması, nakit çekme taleplerinin karşılanmasını güçleştirdi. Bu fonların söz konusu hisseleri satın alması fiyatları yükseltirken, artan fiyatlar fon getirilerini büyüttü ve yeni yatırımcıların ilgisini çekti. Yeni kaynakların aynı ya da bağlantılı hisselere yönlendirilmesi, fiyatları ve yatırımları birbirini besleyen bir döngü yarattı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, fonlarda oluşan yapının sisteme yeni yatırımcıların getirdiği parayla sürdürüldüğünü belirterek bu yapıyı “Ponzi sistemi”ne benzetti.
Soruşturmada beş kişi tutuklandı
Türkiye fon kriziyle ilgili soruşturma kapsamında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile şirket yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin’in yanı sıra Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmasında tutuklanan beş kişi hakkındaki yargı süreci devam ediyor.
Emre Tezmen’in yönettiği Tera Yatırım, fon yönetimi iştirakinde bazı ödemelerin gerçekleştirilememesiyle başlayan krizin merkezindeki şirketlerden biri oldu.
Kerem Alkin, 2021-2024 yılları arasında Türkiye’nin OECD Büyükelçisi olarak görev yaptı; daha önce Halkbank ve Türkiye Varlık Fonu yönetim kurullarında bulundu. Kardeşi Emre Alkin ise ekonomist ve televizyon yorumcusu olarak tanınıyor ve İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde rektörlük görevini yürütüyor.
Soruşturma çerçevesinde bazı finans şirketlerinin yöneticilerinin mal varlıklarına tedbir konulduğu, eşleri ve yakınlarının işlemlerine de kısıtlama getirildiği bildirildi. Ayrıca 2024’ten bu yana yurt dışına yapılan para ve kripto varlık transferleriyle ilgili bilgi talep edildi.
Düzenleyici kurumların önceden uyarıldığı iddiası
Fon krizinin ardından, yalnızca adli soruşturmanın sonuçları değil, piyasanın neden daha önce denetlenmediği ve olası risklere niçin zamanında müdahale edilmediği de tartışılmaya başlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Şubat 2025’te SPK’ye gönderdiği ve bu hafta ortaya çıkan yazıda, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın şüpheli hisse işlemlerinin incelenmesinin istendiği belirtildi.
Mali suçlarla mücadele birimi MASAK’ın eski başkan yardımcılarından Ramazan Başak da şüpheli işlemler konusunda yetkilileri birçok kez uyardığını ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. Başak, nisan ayında yanıltıcı bilgi yaydığı gerekçesiyle gözaltına alınmış, paylaşımlarından birinde bir fonun yüzde 10 bin 128 oranındaki getirisinin mümkün olup olmadığını sorgulamıştı.
Başak, bu hafta gerçekleştirdiği çevrim içi görüşmede de daha önce defalarca uyarıda bulunduklarını ve buna rağmen önlem alınmadığını savundu.
194 X hesabına erişim kısıtlaması
Soruşturmalar sürerken ekonomist, gazeteci ve piyasa yorumcularına ait 194 X hesabının erişime kapatılması, ifade özgürlüğü açısından yeni bir tartışma başlattı.
İFÖD, kararların 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında uygulandığını açıkladı. Bu madde, milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle internet içeriklerine erişimin engellenmesine imkân tanıyor.
Dernek, düzenlemenin belirli paylaşımlar yerine sosyal medya hesaplarının tamamını kısıtlamak için kullanılmasını eleştirdi. İFÖD’e göre bu yöntem, soruşturma konusu içeriklerin yanı sıra hesaplarda bulunan diğer paylaşımlara erişimi de engelleyerek ifade özgürlüğü üzerinde orantısız bir etki yaratabilir.
Halk TV gazetecisi Dinçer Gökçe de hesabına getirilen kısıtlamaya tepki göstererek gazeteci ve yorumcuların hesaplarını kapatmanın fonlardaki sorunları çözmeyeceğini ifade etti.
Finansal etkiler izleniyor
Türkiye fon krizi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimine duyulan güveni yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde yaşandı. Bu nedenle gelişmelerin daha geniş bir finansal krize dönüşüp dönüşmeyeceği yakından takip ediliyor.
BIST 100 endeksi, önceki haftaki yüzde 8’lik düşüşün ardından toparlanma işaretleri gösterdi. Yerli yatırımcıların panikle döviz ya da altına yöneldiğine dair ise sınırlı kanıt bulunduğu belirtildi. Goldman Sachs’ın hesaplamasına göre 15 Eylül’e kadar geçen haftada lira mevduatları 12 milyar dolar arttı.



