PKK’nın Asıl Hedefi: Kürt Sosyolojisini Dönüştürmek
PKK’nın asıl amacı, Türkiye ile savaşmak değil, Kürtlerin sosyolojik yapısını değiştirmektir.
PKK, Türkiye ile savaşan bir terör örgütü olmasının ötesinde, esas amacının Kürtlerin sosyolojik yapısını dönüştürmek olduğunu savunuyor. Bu durumu, siyasi alanda varlık gösterdiği günden bu yana, Kürtlerden en çok nefret eden ve onların geleneklerini, inançlarını aşağılayan bir azınlık ile sürekli ittifak halinde olmasıyla açıklamak mümkün.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı, kendisini meclise taşıyan ortaklarına yönelik olarak, “Ana dili Kürtçe olan bir adayda ortaklaşamayız” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu beyanatın üzerinden neredeyse bir ay geçmesine rağmen, konu hala gündemde. Bölgedeki insanlar, bu durumu bir hakaret olarak değerlendirmekte ve bu durumdan rahatsızlık duymaktadırlar.
Ahmet Türk, TİP Genel Başkanı’nın açıklamasına tepki göstererek, bu sözlerin sosyalist bir insana yakışmayacağını belirtti. Türk, açıklamanın ardından bir özür beklediklerini ve bu durumun Kürtler arasında tepki yarattığını ifade etti. Tüm bunlar, TİP’in Kürtler üzerindeki etkisini sorgulatmaktadır.
PKK’nın ideolojisi, toplumsal sınıf yerine inanç ve kültür temelli bir yapı üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda, sol ideolojinin halk karşıtlığı ve din düşmanlığı üzerinden şekillendiği görülmektedir. Ulusalcı Kemalistler ile solcuların, anti-emperyalizm söylemlerinin arkasında yatan gerçek, aslında din ve gelenek karşıtlığıdır.
PKK’nın amacı, Kürtleri dönüştürmek ve onların geleneksel değerlerini yok etmektir. Bu bağlamda, PKK’nın, Türkiye’deki sol hareketlerle olan ittifakı, sadece bir siyasi güç birliği değil, aynı zamanda Kürtlerin sosyolojik yapısını değiştirmek için kurulmuş bir ittifaktır.
Sonuç olarak, PKK’nın gerçek hedefinin, Kürtleri zulümden kurtarmak değil, onları dönüştürmek olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, Kürtlerin kendi kimliklerini bulmaları ve özgürleşmeleri için büyük bir engel teşkil etmektedir. Kürtlerin gerçek dostları, sorunlarını çözme konusunda kararlı bir irade beyanında bulunan siyasi aktörlerdir.




