İran’daki Protestoların Arka Planında Yabancı Müdahale İddiası
İran’daki barışçıl protestoların, CIA ve Mossad gibi yabancı istihbarat servisleri tarafından kışkırtıldığı iddia ediliyor.
Tahran’da geçen ay ekonomik taleplerle başlayan protestolar, son günlerde dış kaynaklı müdahalelerle şiddet olaylarına dönüştüğü iddia ediliyor. Barışçıl gösterilerin, uluslararası istihbarat servisleri tarafından organize bir kaos senaryosuna dönüştürülmeye çalışıldığı belirtiliyor.
Ulusal para birimindeki değer kaybı ve artan enflasyon nedeniyle sokağa dökülen esnaf ve tüccarların barışçıl gösterileri, İran’da istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen yabancı istihbarat unsurları tarafından istismar edildi. İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf gibi üst düzey yetkililer, barışçıl gösteriler ile yabancı kaynaklı şiddet eylemlerini net bir şekilde ayırdıklarını vurguladılar.
Bu durum, ülke genelinde birçok CIA ve Mossad bağlantılı kişinin yakalanması, sahte can kaybı iddialarının ifşa edilmesi ve dijital dezenformasyon ağlarının ortaya çıkarılmasıyla destekleniyor. Yetkililer, mevcut olayların 2022’deki benzer olaylarla aynı dış müdahale modelini izlediğini belirtiyor.
Aralık 2025’te başlayan protestolar, ekonomik baskılardan kaynaklanmakla birlikte, dış aktörler tarafından “rejim değişikliği” projesi için araçsallaştırıldığı ifade ediliyor. Ayetullah Hamaney, ekonomik şartların sürdürülemez olduğunu belirterek, esnafın haklı taleplerine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Galibaf, ekonomik sorunların diyalogla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
İran güvenlik kurumları, mevcut olayların 2022’de Mahsa Amini’nin ölümü sonrası yaşananlarla bağlantılı olduğunu değerlendiriyor. O dönemde en az 20 yabancı istihbarat servisinin aktif rol oynadığına dair raporlar mevcut. Bu süreçte, Avrupalı diplomatların sahadan bilgi topladığı ve CIA ile Mossad’ın dijital platformlar üzerinden propaganda ağları oluşturduğu belirtiliyor.
ABD’den gelen hızlı ve kışkırtıcı açıklamalar da dikkat çekiyor. Protestoların ilk görüntülerinin yayımlanmasının ardından ABD’li yetkililer, İran halkının sokaklarda özgürlük istediğini öne sürdü. Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ı ekonomik çöküşle suçlarken, ABD Başkanı Donald Trump da protestoculara müdahale edileceği tehdidinde bulundu.
Dijital propaganda faaliyetleri, 2025-2026 sürecinde daha da ileri bir aşamaya taşındı. Sosyal medyada yayılan bazı vakaların tamamen uydurma olduğu tespit edildi. Yetkililer, bu dijital ağların büyük ölçüde Siyonist rejim bağlantılı bot hesaplar ve İran karşıtı propaganda merkezleri tarafından yönetildiğini ifade ediyor.
Güvenlik güçleri, protestoların içine sızan yabancı bağlantılı unsurlara dair somut deliller sundu. Ocak 2026’da, Mossad adına faaliyet gösteren bir kişinin yakalanması, dış müdahalenin boyutlarını gözler önüne serdi. Yetkililer, bu operasyonların, protestoları şiddetli ayaklanmalara dönüştürmeyi amaçlayan yabancı istihbarat bağlantılı gruplara yönelik olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, İranlı yetkililer, yaşananların jeopolitik amaçlarla gerçekleştirildiğini ve iç karışıklık üretmek için dış müdahalelerin sürdüğünü vurguluyor. 2022’de sosyal olaylar, 2025’te ise ekonomik kriz bahane edilerek aynı senaryonun tekrarlandığı ifade ediliyor. Yetkililer, hedefin istikrarsızlık yaratmak ve Direniş Cephesi’ni zayıflatmak olduğunu belirtiyor.




