Geçici Görevlendirmelerde Aile Birliği Mi, Kamu Hizmeti Mi Önemli?

Geçici görevlendirmelerde aile birliği ve kamu hizmetinin devamlılığı arasındaki dengeyi inceleyen bir değerlendirme.

Geçici görevlendirme talepleri, aile birliği gibi kişisel sebeplerle gündeme gelse de, idarenin mevcut kadro durumu ve personel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu talepler reddedilebilir. Bu durum, kamu hizmetinin sürekliliği ve kamu yararı açısından önem taşımaktadır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 25’inci maddesi, kamu kurumlarında çalışanların geçici görevlendirilmesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Buna göre, hakim ve savcılar dışında, kamu kurumlarında istihdam edilenler, ilgili kurumların onayıyla bir yıl süreyle başka bir kamu kurumuna geçici olarak görevlendirilebilir. Bu süre, ihtiyaç halinde birer yıl daha uzatılabilir. Geçici görevlendirmelerde, görevlendirilen personelin mali ve sosyal hakları, kendi kurumlarından devam ederken, görev süreleri terfi ve emeklilik hesaplamalarına da dahil edilir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 8’inci maddesi ise memurların geçici görevlendirilmesine dair şartları belirlemektedir. Bu maddeye göre, memurların geçici görevlendirilmesi, çalıştıkları kurumun izni ve talebi üzerine yapılabilir. Geçici görevlendirme süresi, bir yılda altı ayı geçemezken, yurtdışında görevli güvenlik personeli için bu süre en fazla iki yıl olabilir.

Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan bir başvuru, geçici görevlendirme talepleriyle ilgili önemli bulgular ortaya koymuştur. Başvuranın Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde odyolog olarak görev yaptığı, eşinin ise Muğla Üniversitesi’nde öğretim üyesi olduğu ve bu nedenle Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’ne geçici görevlendirme talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak, Kırıkkale Üniversitesi’nden alınan muvafakat talebi, hastanede odyolog ihtiyacının devam etmesi nedeniyle olumsuz karşılanmıştır.

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Akademik Kurul Toplantısı’nda, odyolog kadrosunun yalnızca bir kişiyle sınırlı olduğu ve mevcut personelin görev tanımlarının farklı olduğu belirtilmiştir. Odyolog uzmanları, işitme ve denge ile ilgili hastalıkların tanısında yetkili iken, odyometri teknikerlerinin bu yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, odyoloji ünitesinin işleyişinin aksamaması için mevcut kadronun korunması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, geçici görevlendirme taleplerinin değerlendirilmesinde idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri doğrultusunda kullanılması zorunludur. Başvuranın talebinin reddedilmesi, mevcut kadro durumunun ve personel ihtiyacının dikkate alınmasıyla, hizmet gereği ve kamu yararı açısından uygun bulunmuştur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu