İstanbul’da 40 Bin Binanın Yarısı Yüksek Riskli
İBB’nin hızlı tarama verileri, incelenen yaklaşık 40 bin binanın 18 bin 800’ünde yüksek veya çok yüksek deprem riski bulunduğunu ortaya koydu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bina inceleme çalışmasında elde edilen sonuçlar, kentteki yapı stokunun deprem karşısındaki durumuna ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların başvuruları doğrultusunda yaklaşık 40 bin binada hızlı tarama gerçekleştirildi.
İncelenen yapıların 10 bin 432’si “yüksek”, 8 bin 368’i ise “çok yüksek riskli” kategorisinde değerlendirildi. Böylece toplam 18 bin 800 binada ciddi risk belirlendi. Veriler, başvurular üzerine incelenen yapıların yaklaşık yarısının yüksek veya çok yüksek risk taşıdığını gösterdi. Riskli yapıların önemli bölümünün 1999 öncesinde inşa edildiği belirtildi.
Riskli yapıların yoğunlaştığı ilçeler
İlçe bazındaki dağılımda Avcılar ve Zeytinburnu öne çıktı. Açıklanan verilere göre riskli binaların oranı Avcılar’da yüzde 19,07, Zeytinburnu’nda ise yüzde 14,59 olarak kaydedildi.
Bu ilçelerin ardından Bağcılar yüzde 8,34, Küçükçekmece yüzde 7,80, Fatih yüzde 5,65, Esenyurt yüzde 5,03, Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri yüzde 3,40 ve Bakırköy yüzde 3,27 oranlarıyla sıralandı. Dağılım, eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğine işaret etti.
2 bin 330 bina yıkıldı
İBB’nin hızlı tarama programı kapsamında bugüne kadar 142 bin bina ziyaret edildi ve 173 bin 189 başvuru alındı. Önceliklendirilerek incelenen yapılardan 2 bin 330’u, içlerindeki toplam 22 bin 527 bağımsız bölümle birlikte yıkıldı. Ayrıca 612 bina için resmî işlem başlatıldı.
Hızlı tarama kesin risk tespiti yerine geçmiyor
İBB tarafından yürütülen çalışma, hızlı tarama niteliği taşıyor. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, mevzuat kapsamında yapılan kesin “riskli yapı tespiti” olarak değerlendirilmiyor. Bir binanın hukuki ve teknik açıdan riskli yapı kabul edilebilmesi için yetkili kurumlar tarafından ayrıntılı inceleme yapılması gerekiyor.
Öte yandan söz konusu veriler, yalnızca vatandaşların başvurusu üzerine incelenen binalardan elde edildi. Bu nedenle sonuçların İstanbul’daki tüm yapı stokunu doğrudan temsil ettiği söylenemiyor. Buna rağmen İstanbul riskli binalar konusunda ortaya çıkan tablo, olası deprem öncesinde önlemlerin gecikmeden alınmasının önemini ortaya koyuyor.




