Savunma sanayisinde stratejik bağımsızlık için yeni adım

Savunma sanayisinde stratejik bağımsızlık için tedarik zincirinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yerlilik oranı yüzde 83’e ulaştı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Denizli Savunma Sanayii İl Buluşması’nda sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görgün, savunma sanayisinde stratejik bağımsızlığın yalnızca ana platformların yerli imkânlarla geliştirilmesiyle sağlanamayacağını, kritik parçalar, alt sistemler ve malzemeleri kapsayan güçlü bir tedarik zincirine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Milli sistemlerin her şartta görev yapabilmesi için bu sistemleri destekleyen tüm kabiliyetlere hâkim olunması gerektiğini belirten Görgün, stratejik bağımsızlığın tedarik zincirinin tamamının güvence altına alınmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Yerlilik oranı yüzde 83’e yükseldi

Türkiye savunma sanayisindeki yerlilik oranının 23 yıl önce yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğunu hatırlatan Görgün, bu oranın bugün yüzde 83’e ulaştığını bildirdi. Sektör ekosisteminin 4 binden fazla firmaya ve yaklaşık 1500 projeye ulaştığını aktaran Görgün, doğrudan istihdamın 135 bini aştığını kaydetti.

Son 12 aylık savunma ve havacılık ihracatının 11 milyar dolar seviyesine geldiğini belirten Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatı yapan ülkeler arasında 11’inci sırada yer aldığını söyledi. Kritik teknolojilerde ilerlemenin sürdürülmesi için tedarik zincirine daha fazla firma, teknoloji ve üretim kabiliyeti kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Büyük ölçekli projelerin geniş bir sanayi ağı oluşturduğuna dikkati çeken Görgün, Milli Muharip Uçak KAAN projesinde 750, SİPER hava savunma sisteminde ise yaklaşık 1000 firmanın görev yaptığını açıkladı. Teknoloji yarışındaki başarıyı yalnızca ana yüklenicilerin değil, onları destekleyen ekosistemin toplam kapasitesinin belirlediğini ifade etti.

Denizli için savunma sanayisi hedefi

Denizli’nin üretim ve ihracat altyapısına da değinen Görgün, kentin 2025’te 1676 ihracatçı firmayla 183 ülkeye 4,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Kentteki 13 firmanın Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında bulunduğunu aktaran Görgün, 16 Ar-Ge ve 11 tasarım merkezinin Denizli’nin teknolojik üretim kapasitesini gösterdiğini söyledi.

Denizli sanayisi ile savunma sanayisi arasındaki iş hacminin henüz arzu edilen düzeyde olmadığını ifade eden Görgün, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI’nin kentteki firmalarla toplam 45 tedarik ilişkisi bulunduğunu bildirdi. Bu ilişkilerin yıllık yaklaşık 1 milyon 430 bin dolarlık hacim oluşturduğunu belirten Görgün, TEI ile titanyum alaşımları ve yarı mamul üretimine yönelik yatırım çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Görgün, Denizli’nin kritik malzeme, hassas üretim ve güvenilir tedarik alanlarında savunma sanayisinin önemli merkezlerinden biri olabileceğini belirterek kentteki firmaları Savunma Sanayii Başkanlığının YETEN ve EYDEP platformlarına başvurmaya çağırdı. Alt yükleniciler, KOBİ’ler, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarının aynı ekosistemin tamamlayıcı unsurları olduğunu vurguladı.

Sektöre 51 milyar liralık kredi hacmi

Savunma sanayisi şirketlerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla yeni bir kredi kefalet mekanizmasının devreye alındığını açıklayan Görgün, programın 40 milyar liralık kefalet büyüklüğüne ve 51 milyar liralık toplam kredi kullanım hacmine sahip olduğunu söyledi. Şimdiye kadar 1580 firmanın program aracılığıyla 10 milyar lira kredi kullandığını aktardı.

Kuveyt Türk Katılım Bankası ile yürütülen iş birliği kapsamında 150 firmaya 400 milyon dolarlık finansman sağlandığını belirten Görgün, EYDEP’te A ve B seviyesinde bulunan firmaların döviz kredisi, reeskont ve yatırım finansmanı imkânlarından yararlanabileceğini ifade etti.

Programın ardından savunma sanayisi şirketleri ile Denizlili sanayiciler arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu