Kitap Okuma ve Yazı Yazma Alzheimer Riskini Azaltıyor
Kitap okuma, yazı yazma ve dil öğrenmenin Alzheimer riskini düşürdüğü araştırmalarla ortaya kondu.
Alzheimer, beyin hücrelerinin dejenerasyonu sonucu ortaya çıkan ve hafıza kaybı, bunama gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Son yapılan araştırmalar, kitap okuma, yazı yazma ve dil öğrenmenin bu hastalığın riskini önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koymuştur.
Alzheimer hastalığı, beynin öğrenme ile ilgili bölümlerini etkileyerek düşünme, öğrenme ve hatırlama yeteneklerinin kaybolmasına yol açar. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte beyin küçülür ve bu durum, beyin hücrelerinin ölümüne bağlı olarak diğer organları da olumsuz etkiler. Sonuç olarak, hastalar günlük yaşamlarını sürdüremeyecek bir duruma gelebilirler.
Alzheimer belirtileri arasında yeni öğrenilen bilgilerin unutulması, yer ve nesne isimlerini hatırlayamama, eşyaların yanlış yere konulması gibi hafıza sorunları yer alır. Ayrıca, yanlış karar verme, agresif davranışlar ve günlük görevleri yerine getirmede zorluk gibi durumlar da gözlemlenebilir.
Alzheimer Belirtileri
Alzheimer hastalığı, yakın geçmişteki olayları unutma, eşyaların yerini hatırlayamama ve konuşurken doğru kelimeyi bulamama gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum, hastaların günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyerek hafıza kaybına neden olur.
Yapılan araştırmalarda, Alzheimer hastalığının belirtileri arasında yeni bilgileri hatırlamakta güçlük çekme, günlük görevleri yerine getirmede zorluk yaşama ve karar verme yeteneğinde azalma gibi durumlar yer almaktadır.
Yeni Araştırmanın Sonuçları
ABD’de gerçekleştirilen bir araştırma, kitap okuma, yazı yazma ve dil öğrenmenin Alzheimer riskini %40 oranında düşürdüğünü gösterdi. Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim insanları, bu entelektüel faaliyetlerin bilişsel gerilemeyi önemli ölçüde azalttığını tespit etti.
Uzmanlar, yaşam boyunca zihinsel olarak uyarıcı faaliyetlerde bulunmanın, Alzheimer ve diğer bilişsel gerileme riskini azalttığını vurguladı. Araştırmayı yürüten Andrea Zammit, bu bulguların bilişsel sağlığın yaşam boyu entelektüel zenginleşmeye bağlı olarak güçlendiğini ortaya koyduğunu belirtti.




