İran’a Yönelik Adalet Arayışı ve Savaşın Getirdiği Tehditler

İran’a yönelik saldırılar ve uluslararası ilişkilerde adalet arayışı üzerine bir değerlendirme.

HAMZA TÜRKMEN / HAKSÖZ HABER

İran’ın nükleer silah üretim hedeflerini engellemeye yönelik uluslararası müzakereler, ABD Başkanı Trump’ın baskısıyla başlamışken, bu süreçte ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik fiili saldırılara girişti. Bu saldırılar, önleyici savaş doktrini gerekçesiyle gerçekleştirildi. ABD, hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın, İsrail’in Gazze’deki katliam mantığıyla hareket ederek, İran’ın dini lideri Ayetullah Hameney’i ve masum kız öğrencilerin gittiği bir okulu hedef aldı. Bu durum, bölgedeki gerginliği artırarak, İran’ı ateş çemberine soktu. Tarihsel olarak bakıldığında, 1991 ve 2003 yıllarında gerçekleştirilen Körfez Savaşları’ndaki saldırıların ilk günlerinde yapılan bombardıman sayısı, şu anki saldırılarla kıyaslandığında iki katına çıkmış durumda. Büyük bombalar atılarak, ciddi bir yıkım meydana getiriliyor. İran ise, sınırlı askeri kapasitesiyle, İsrail’e ve bölgedeki ABD askeri üslerine kendi ürettiği hava araçlarıyla karşılık vermeye çalışıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu