Uzmanlardan Haşimato Hastalığına Dikkat: Sosyal Medyaya İtibar Etmeyin

Uzmanlar, Haşimato hastalığı hakkında sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Karakurt, Haşimato hastalığına dair internet ve sosyal medyada dolaşan yanlış ve abartılı bilgilerin hastaları gereksiz tedavilere yönlendirdiğini ifade etti. Karakurt, bu hastalığın temelinde tiroid hormonu eksikliğinin yattığını belirterek, “Diyetle bu sorunu çözmek mümkün değil, Haşimato hastalığı için herhangi bir perhiz önerilmez.” dedi.

Tiroid hastalıkları hakkında toplumda yaygın yanlış anlamaların bulunduğunu vurgulayan Karakurt, sosyal medya üzerinden yayılan bilgilerin hastaların kafasını karıştırdığını dile getirdi. Hipotiroidinin en yaygın tiroid hastalıklarından biri olduğunu kaydeden uzman, pek çok şikayetin doğrudan bu hastalıkla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını vurguladı. Uygun tedavi sonrası bazı şikayetlerin tiroidle ilgili olmadığı da ortaya çıkabiliyor.

Karakurt, Haşimato hastalığının kamuoyunda yanlış bilgilere dayalı olarak farklı şikayetlerle ilişkilendirildiğini belirterek, sosyal medyada bu hastalıkla ilgili abartılı yorumların yaygın olduğunu ifade etti. “Hastalıkla ilgili internette çok fazla bilgi kirliliği var. ‘Kilo aldım, Haşimato yaptı’ gibi abartılı yorumlar hastaları yanıltıyor. Aslında bu hastalık oldukça masum bir durumdur.” şeklinde konuştu.

Hastalığın temel nedeninin tiroid hormonu eksikliği olduğunu vurgulayan Karakurt, bu hormonun yerine konulmasıyla sorunun büyük ölçüde çözüleceğini belirtti.

Sosyal medyada sıkça gündeme gelen glutensiz diyet gibi uygulamaların Haşimato hastalığının tedavisi olarak sunulmasına karşı çıkan Karakurt, hastaların bu tür önerilere itibar etmemeleri gerektiğini söyledi. “Glutensiz diyet, gereksiz bir uygulama. Bu diyetle Haşimato’nun iyileşeceği söyleniyor ama bu doğru değil. Haşimato hastalığının tedavisi diyetle sağlanamaz.” dedi.

Tiroid sağlığı açısından iyot alımının önemine de değinen Karakurt, hastaların normal iyotlu tuz kullanmalarının faydalı olduğunu ifade etti. Kaya tuzunun daha sağlıklı olduğu yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını belirten Karakurt, “Kaya tuzu genellikle daha sağlıklı olarak düşünülüyor ama bu yanlıştır. Bizim önerdiğimiz iyotlu tuzdur.” dedi. Günlük tuz tüketiminde aşırılığa kaçılmaması gerektiğini de vurgulayan Karakurt, günlük 5 gram tuz tüketiminin uygun olduğunu ve iyotlu tuzun tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Tiroid hormonlarının vücut için büyük önem taşıdığını belirten Karakurt, hipotiroidinin uygun tedavi ile kolayca kontrol altına alınabileceğini ifade etti. “Bu hastalık oldukça kolay tedavi edilebilir. Hayati öneme sahip bir hormon eksikliği olmasına rağmen tedavisi son derece basittir. Günde bir tablet ile bu sorun tamamen çözülebilir.” dedi. Tedavinin doktor kontrolünde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Karakurt, hastaların sosyal medya önerileri doğrultusunda ilaçlarını değiştirmemeleri gerektiğini vurguladı.

Gebelik döneminde iyot alımının önemine de dikkat çeken Karakurt, anne ve bebeğin sağlığı açısından yeterli iyot alımının sağlanması gerektiğini belirtti. Ancak iyotun aşırı miktarda alınmaması gerektiğini vurgulayan Karakurt, gereksiz takviyelerin de doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.

Son olarak, tiroid hastalıklarının tedavisinde doğru tanı ve uygun ilaç kullanımının temel yaklaşım olduğunu belirten Karakurt, hastaların internette karşılaştıkları her öneriyi bilimsel gerçek olarak değerlendirmemeleri gerektiğini söyledi. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelere göre hareket edilmesinin önemini vurgulayan Karakurt, “Mucize diyetler, gereksiz beslenme kısıtlamaları ve kontrolsüz takviyeler yerine hekim önerilerine uyulmalıdır.” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu