İsrail Medyası: Erdoğan Türkiye’yi Süper Güce Dönüştürüyor

İsrail basını, Erdoğan’ın Türkiye’yi bölgesel bir süper güç haline getirdiğini vurguladı.

İsrail’de yayımlanan Israel Hayom gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi bölgesel bir süper güç haline getirme çabalarının altını çizdi. Haberde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin, Erdoğan’ın güvenlik ve diplomasi alanındaki başarılarının yanı sıra Türkiye’yi uluslararası arenada güçlü bir aktör olarak konumlandırma hedefini de ortaya koyduğu ifade edildi.

Gazete, Erdoğan’ın bu zirve aracılığıyla Türkiye’nin bölgesel güç konumunu daha da güçlendirdiğine dikkat çekti. Türkiye’nin NATO içindeki 355 bin aktif ve 378 bin yedek askerle, ABD’den sonra en büyük ikinci orduya sahip olduğu ve son on yılda savunma sanayisinin önemli bir gelişim gösterdiği aktarıldı. Türkiye, savunma sanayi alanında sadece bir tedarikçi olmanın ötesine geçerek, stratejik bir ortak olmayı ve uluslararası politikada söz sahibi olmayı hedefliyor.

Erdoğan’ın, Türkiye’nin Avrupa savunma ve güvenlik yapısına, özellikle Avrupa Birliği’nin 150 milyar avroluk SAFE programına dahil edilmesi için baskı yaptığı da haberde yer aldı. Ariel Üniversitesi’nden Türkiye uzmanı Dr. Assa Ophir, Türk politika yapıcılarının diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anladığını belirtti. Ophir, Türkiye’nin askeri güç artırma çabasının, revizyonist bir dış politikayı desteklemek amacıyla yapıldığını vurguladı.

Ophir, “Türkiye’nin askeri tahkimatı kendi başına bir amaç değildir. Bu, hırslı ve revizyonist bir dış politikayı desteklemenin bir aracı. Türkiye, mevcut düzeni değiştirmek isteyen bir ülke konumunda,” dedi. Türkiye’nin son yıllarda daha bağımsız ve kararlı bir dış politika izlediği, bölgesel ve küresel güç dengesini değiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Ophir, Türkiye’nin geniş jeopolitik hedefleri doğrultusunda savunma sanayisinin kritik bir rol oynadığını belirtti. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve Afrika gibi bölgelerde etkin olabilmesi için askeri gücünü artırması gerektiğini vurguladı. NATO üyeliğinin Türk ordusuna sağladığı avantajlar arasında ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve uluslararası işbirliği gibi unsurlar yer alıyor.

Stokholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne (SIPRI) göre, Türk savunma sanayisi dünya genelinde 11. sırada bulunmakta ve küresel silah pazarının yüzde 1,8’ine sahip. Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatının 2024’te yüzde 29, 2025’te ise yüzde 48 oranında artması bekleniyor. Ayrıca, Türkiye’nin askeri harcamalarının 2025 yılında 30 milyar dolara ulaşarak, komşu ülkelerin toplam savunma harcamalarını aşacağı öngörülüyor.

Sonuç olarak, Türkiye’nin askeri harcamalarının Yunanistan, Irak, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan ve Gürcistan gibi ülkelerin toplam askeri bütçelerini geçmesi, bölgesel güç dengesinde önemli değişikliklere yol açabileceği ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu