İsrail’de Eğitimli Genç Nüfusun Kitlesel Göçü Devam Ediyor
İsrail’de siyasi istikrarsızlık ve güvenlik kaygıları, eğitimli genç nüfusun kitlesel göç etmesine neden oluyor.
Siyasi istikrarsızlık, derinleşen toplumsal kutuplaşma ve sürekli artan güvenlik kaygıları, işgalci İsrail’de ciddi bir toplumsal krize neden oldu. Geleceğe dair umutlarını yitiren bilim insanları, mühendisler ve genç yetenekler, ülkeyi terk etme yoluna gidiyor.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu’nun verileri, işgalci İsrail’den ayrılanların sayısındaki endişe verici artışı ve geri dönüşlerdeki belirgin düşüşü ortaya koyuyor. 2021 yılında yıllık ortalama 40 bin 500 kişinin ülkeyi terk ettiği kaydedilirken, bu rakam 2022’de 59 bin 400’e, 2023 yılında ise 82 bin 800’e çıkarak tarihi bir rekor kırdı. 2024 yılı için tahmin edilen sayı ise 69 bin 500 olarak belirlendi, ancak durumun ciddiyeti devam ediyor.
Yurt dışında yaşayan İsraillilerin ülkeye dönüş oranında da dikkat çekici bir azalma yaşanıyor. Önceki yıllarda yıllık ortalama 24 bin 450 olan geri dönüş sayısı, 2024’te 18 bin 800’e geriledi.
2022’den bu yana işgalci İsrail’i terk edenlerin yaklaşık yarısını 20 ila 44 yaş grubundaki genç yetişkinler oluşturuyor. Bu durum, ülkenin teknoloji ve inovasyon temelli ekonomisinin temel taşlarını oluşturan nitelikli iş gücünün göçünü, ciddi bir yapısal tehlike olarak nitelendiriyor. Göç edenlerin %3,7’sinin doktora sahibi olduğu belirtilirken, bu oran genel nüfusta yalnızca %0,8 seviyesinde. Bilgisayar bilimlerinde doktora yapanların %22’si, matematikçilerin %25’i, genetik uzmanlarının %19’u ve fizikçilerin %17’si işgal topraklarını terk etti.
Meclis Göç, Entegrasyon ve Diaspora İşleri Komisyonu Başkanı Gilad Kariv, işgalci hükümetin bu krizi önlemeye yönelik stratejik bir planının olmamasına sert bir şekilde tepki gösterdi. Kariv, resmi raporlara yansıyan uyarısında, “İsrail’den göçü koordine eden, izleyen ya da bu eğilimi tersine çevirmeyi amaçlayan tek bir hükümet birimi veya stratejik plan bulunmuyor. Yarının bilim insanları ve girişimcileri, nüfustaki ağırlıklarının çok ötesinde bir oranla ülkeyi terk ediyor. İsrail’in insan sermayesi göz göre göre heba ediliyor. Bu, ülkenin geleceği için doğrudan bir stratejik tehdittir,” ifadelerini kullandı.




