Avrupa’nın CHP İkiyüzlülüğü: Skandal Açıklamalar ve Sessizlik
Sosyalist Enternasyonal, CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunurken, İspanya ve Portekiz’deki yolsuzluk davalarına sessiz kaldı.
Sosyalist Enternasyonal (SE), Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını sert bir dille eleştirirken, İspanya ve Portekiz’deki sosyalist partilere yönelik yolsuzluk baskınlarına sessiz kalması dikkat çekti. SE, eski Genel Başkan Özgür Özel’e destek vererek, yeniden Genel Başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu’na da talimat niteliğinde ifadelerle yönlendirmelerde bulundu.
SE’nin açıklamasında, mahkeme kararının ‘temelsiz, dayanaksız ve hukuka aykırı’ olduğu belirtilerek, ‘küstahça saldırı’ ve ‘demokrasiye darbe’ ifadeleri kullanıldı. Kılıçdaroğlu’na, Özel’in talep ettiği gibi ‘kısa sürede kurultaya gitme’ ve ‘disiplin soruşturmaları yapmama’ çağrısı yapıldı.
Bu açıklama, aynı günlerde İspanya ve Portekiz’de sosyalist partilere yönelik yapılan yolsuzluk baskınlarıyla çelişiyor. İspanya’da, Sosyalist İşçi Partisi’nin genel merkezine yapılan baskında, 12 saat boyunca belgeler toplandı. SE, bu duruma dair herhangi bir açıklama yapmadı. İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez ise, ‘Herhangi bir usulsüzlük varsa, önlemler alınacaktır’ şeklinde bir yanıt verdi.
Portekiz’de de benzer bir durum yaşandı; Yolsuzlukla Mücadele Birimi, muhalefetteki Sosyalist Parti genel merkezine baskın düzenleyerek muhasebe kayıtlarına el koydu. SE, bu baskınlarla ilgili de sessiz kaldı.
Öte yandan, SE, Aralık 2022’de yaşanan ‘Katargate’ rüşvet skandalında daha sert bir tavır sergilemişti. Olayda, şüphelilerin evlerinde büyük miktarda nakit para ele geçirilmişti. SE, bu duruma karşı ‘cerrahi müdahale’ ile şüphelileri ihraç etme yoluna gitmişti.
Sosyalist Enternasyonal, dünya genelinde popülizme karşı ‘yolsuzluktan arınmış temiz siyaseti’ savunduğunu iddia etmesine rağmen, İspanya ve Portekiz’deki yolsuzluk iddialarını görmezden gelerek çelişkili bir tutum sergilemiştir. Türkiye’de ise yargıya hakaret eden bir yaklaşım sergileyerek, CHP içindeki hukuki süreçleri koruma yolunu seçmiştir.
Sonuç olarak, SE’nin bu tutumu, evrensel hukukun temel ilkelerini ihlal eden bir çelişki yaratmakta ve sosyalist ideallerle örtüşmemektedir.




