Peygamberlerin ve Vasilerinin Gayb İlimleri Üzerine Değerlendirme
Peygamberlerin ve evliyaullahın gayb ilimleri üzerine yapılan değerlendirmeler ve Kur’an’daki ayetlerin ışığında açıklamalar.
Kur’an’da yer alan bir ayette, Peygamberlerin gaybı bilmediği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, ‘Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim’ ifadesi, onların yalnızca Allah’ın iradesi doğrultusunda bilgi sahibi olduklarını ortaya koyar. Dolayısıyla, gayb ilimleri konusunda iki farklı anlayış bulunmaktadır. Birincisi, bu ilimlerin doğrudan peygamberlerde mevcut olmadığı, ikincisi ise Allah’ın onlara bu bilgileri belirli bir ölçüde ilettiğidir. Örneğin, bir şehrin petrol kaynaklarının bulunmadığı bilgisi, o şehrin doğrudan sahip olduğu bir bilgi değil, başka yollarla elde edilen bir bilgidir.
Peygamberler, gayb ilminin önemli bir kısmına vakıfken, bazı bilgilerin yalnızca Allah’a ait olduğu açıktır. Kıyamet günü gibi bazı konularda, bu bilgilerin kimse tarafından bilinmediği belirtilmektedir. Bu nedenle, peygamberler ve evliyaullah, yalnızca kendilerine verilen ölçüde gayb bilgisine sahip olurlar.
Peygamberlerin muhatapları arasında çeşitli gruplar bulunmaktadır. Bazıları aşırıya kaçan ve yanlış anlayışlara sahipken, diğerleri ise daha sınırlı bir bilgiye sahiptir. Peygamberler, bu gruplara gayb ilimlerinden yalnızca gerekli olanı sunarak, onları doğru yola yönlendirmeyi amaçlamışlardır.
Gayb ilminin yokluğu, o anki zihinsel durumla ilgilidir. Masum İmamlar, istedikleri zaman her şeyden haberdar olabilme yetisine sahip olmalarına rağmen, bu bilgi her an açıkça mevcut değildir. Bu durum, bir kişinin telefon numarasını bilmemesi ancak rehberine başvurduğunda gerekli bilgilere ulaşabilmesi gibi bir örnekle açıklanabilir.
Ayrıca, gayb bilgisine sahip olmanın her zaman bir erdem olmadığını da belirtmek gerekir. Örneğin, Hz. Ali’nin Hz. Peygamber’in yatağına yattığı gece, herhangi bir tehlike ile karşılaşmayacağını bilmesi, bu durumu bir üstünlük olarak değerlendirmeyecektir. Dolayısıyla, gaybı bilmemek, bazen bir üstünlük ve olgunluk göstergesi olabilir.
Allah, gayb ilmi üzerinden çıkar elde etmeye çalışanlara merhamet etmez. Ancak, eğer gayb bilgisi insanları hidayete yönlendirmek amacıyla sunuluyorsa, o zaman Allah, bu bilgileri onlara açar. Hz. İsa’nın çevresindekilere gayb hakkında bilgi verdiği ayetler de bu durumu destekler niteliktedir.
Mekke halkı, Hz. Peygamber’e gaybı bilip bilmediği konusunda çeşitli sorular yöneltmişlerdir. Onlar, gelecekteki fiyat değişiklikleri hakkında bilgi vermesini istemişlerdir. Bu taleplerine karşılık, ilgili ayetler nazil olmuştur.




