Gazze’de Mazlumluk ve Direnişin Ahlaki Farkları
Yasin Aktay, Gazze halkının direnişini ve İsrail’in uyguladığı zulmü ele alıyor.
Yeni Şafak / Yasin Aktay
Gazze’nin Durumu ve Direnişin Anlamı
Gazze’de ateşkesin ardından İsrail’in saldırıları devam ederken, uluslararası toplumun ilgisi ve yardımları büyük ölçüde azalmış durumda. Ancak bu ilginin, Gazze halkının acılarına duyulan bir empati değil, daha çok kendi çıkarlarına yönelik bir ilgi olduğu görülüyor.
Bingöl’de düzenlenen bir panelde, Gazze’nin sadece bir mağduriyet hikayesi değil, aynı zamanda direniş ve umudun sembolü olduğunu vurguladık. Gazze halkı, bu mücadeleyi yalnızca Allah için yürütmekte ve bu yolda şehit olmayı da göze almış durumda. Çektikleri acılara rağmen, en küçük bir pişmanlık veya geri adım atmamışlardır.
Onlar için bu mücadele, dünyanın ve Müslümanların kayıtsızlığına karşı bir duruş sergilemek anlamına geliyor. Gazze halkının fedakarlıkları, dünya genelinde zulme maruz kalanlara umut aşılıyor. Bu durum, insanın aşağılık bir varlığa boyun eğmek zorunda olmadığını gösteriyor.
Bugün, Filistin halkına yönelik uygulanan zulüm, Nazi kamplarında yaşananlarla benzerlik gösteriyor. Ancak İsrail, bu zulmü yaşattığı Filistinlileri kendisine benzetemiyor. Aralarındaki fark, Musa ile Firavun veya İbrahim ile Nemrut arasındaki fark kadar belirgin.
Nazi kamplarında yaşanan Holokost, mağdur bir Yahudi imajı yaratmıştı. Ancak bu mağduriyet, zamanla intikam ve kinle dolu bir yaklaşımın temeli haline geldi. Yahudilerin yaşadığı acılar, sadece kendi çıkarları için bir silah olarak kullanıldı. Bu durum, insan hakları ve uluslararası hukuk anlayışını da etkiledi.
İsrail, Holokost mağduriyetini bir bahane olarak kullanarak, insanlığa karşı işlediği suçları meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak Gazze halkı, yaşadığı acılara rağmen intikam peşinde koşmuyor. Onlar, özgürlük mücadelesi veriyorlar ve bu duruşlarıyla tüm insanlığa esaretin sona erebileceğini gösteriyorlar.
Gazze halkı, sadece İsrail ve ABD’den değil, onların eylemlerine göz yuman rejimlerden de büyük acılar çekiyor. Ancak bu acılar, intikam arayışına dönüşmüyor. Bu, direnişin ve özgürlük mücadelesinin en önemli farkıdır. Gazze halkı, kendi özgürlükleri için savaşıyor ve bu mücadeleleriyle insanlığa bir umut sunuyorlar.
Gazze ile ilgilenmek, bu umuda ortak olmak ve esaretten kurtuluş için bir yol aramak anlamına geliyor. Bu, insanları yeniden canlandıracak bir teklif sunuyor.




