Mali’de Güç Dinamikleri Yeniden Şekilleniyor
Mali’de silahlı grupların ilerleyişi ve yönetim boşluğu, ülkenin geleceği için kritik bir dönemeçte.
Kidal’ın düşmesinin ardından, Mali’nin kuzeyinde silahlı grupların hızlı bir şekilde ilerlemesi, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin (CNİM) grubunun önde gelen isimlerinden biri olan Seidane Ag Hitta, Tessalit’teki askeri kampta cihadi lider Abdallah Ag Albaka ile birlikte poz veriyor. Hitta’nın elindeki anahtar, beş yıl önce Fransız Operation Barkhane güçleri tarafından Malili askerlere sembolik olarak teslim edilen kampın anahtarı. Bu durum, olayla ilgili birçok kaynaktan doğrulandı.
Malili askerlerin ve Rus Afrika Kolordusu (eski Wagner) güçlerinin bölgeden çekilmesinin ardından, CNİM ve Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) savaşçıları, 1 Mayıs itibarıyla herhangi bir çatışma yaşamadan Tessalit ve Aguelhoc’taki askeri kamplara girdi. 25 Nisan’da Kidal’ın yeniden ele geçirilmesinin ardından, silahlı gruplar Ber, Tessit, Hombori ve Gourma Rharous gibi bölgelere de geri dönmüştü. Gourma Rharous, iki gün içerisinde ikinci kez saldırıya uğradı.
CNİM ve FLA’nın ilerleyişinin duracağına dair bir işaret yok. Timbuktu’dan bir yerel kaynak, “2012 senaryosu yeniden kuruluyor” diyerek endişelerini dile getiriyor. O dönemde kuzeydeki büyük şehirler birkaç gün içinde düşmüştü. Kaynağa göre, askerler arasında ciddi bir gerginlik var. Gao’da da benzer bir atmosfer hakim; bir bölge sakini, “Dükkanların çoğu kapalı, kimse hareket etmiyor, sadece bekliyoruz” şeklinde konuşuyor. Kuzey bölgelerindeki halk, silahlı grupların bir sonraki hedefinin ne olacağını merak ederek yeni çatışmalara hazırlıklı olmaya çalışıyor.
Cunta yönetimi ve Rus ortakları ise mücadeleyi sürdürmeye kararlı. Kidal ve çevresi düzenli olarak bombalanıyor. Mali ordusu, 29 Nisan’da valilik binası, askeri kamp ve bir silah deposunun hedef alındığını açıkladı. Ancak sahadaki bir muhalif savaşçı, şehir dışındaki saldırıların daha tehlikeli olduğunu belirtiyor. Şehir içinde hedeflerin ayırt edilmesinin zor olduğunu, açık arazide ise “bir ağacın altındaki her araç potansiyel hedef haline geliyor” diyor. Ordu, “çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiğini” duyururken, FLA içinden kaynaklar bu iddiayı reddediyor. Bağımsız bir doğrulama ise mevcut değil.
Mali ordusu ve Rus ortakları şu anda Anefis’te konuşlanmış durumda. Burası Kidal bölgesinde henüz silahlı grupların eline geçmeyen son askeri nokta. Rus Afrika Kolordusu son günlerde Gao, Menaka, Sikasso ve Koulikoro bölgelerinde operasyonlar gerçekleştirdiğini açıkladı ve Mali ordusuyla birlikte mücadeleye devam edeceğini vurguladı. Kidal’daki çatışmaların ardından Rus güçlerin güvenli bir şekilde çekilmesini sağlayan anlaşmadan sonra, Rusya’nın Mali’deki rolünün devam edip etmeyeceği tartışma konusu olmuştu. Ancak Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, 30 Nisan’da yaptığı açıklamada Rusya’nın desteğinin süreceğini ifade etti.
Bamako’da ise CNİM, daha önce duyurduğu abluka planını aşamalı olarak uygulamaya başladı. Başkenti ülkenin diğer bölgelerine bağlayan yollarda kontrol noktaları kuruldu ve araç geçişleri engelleniyor. Buna rağmen Mali hükümeti ve Afrika Kolordusu’na göre, bu cuma günü askeri eskort eşliğinde 800’den fazla yakıt tankerinden oluşan bir konvoy başkente ulaştı. Aynı gün Bamako Cumhuriyet Savcılığı, geçen haftaki saldırılarla bağlantılı olarak bazı Malili askerlerin silahlı gruplarla işbirliği yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındığını açıkladı.
Bu gelişmeler yaşanırken CNİM, söylemini daha da siyasallaştırarak kendisini meşru bir muhatap olarak sunmaya çalışıyor. Perşembe gecesi yayımlanan açıklamada grup, “Mali ulusunun tüm bileşenlerine” seslendi. Bu ifade, genellikle siyasi aktörler tarafından kullanılan bir dil olmasına rağmen bir cihadi grup için oldukça sıra dışı. CNİM ayrıca “Mali’nin gerçek egemenliğini ve onurunu yeniden kazanması için savaştığını” belirtti. Bu söylem, geçiş yönetiminin kullandığı ifadelerin doğrudan sahiplenilmesi anlamına geliyor. CNİM, “samimi vatanseverler”, siyasi partiler, ordu, dini liderler ve geleneksel otoriteler dahil tüm kesimlere çağrı yaparak “terörist cunta” olarak nitelendirdiği yönetime karşı birleşmelerini istedi. Amaç olarak ise “meşru yollarla diktatörlüğe son vermek”, ardından “barışçıl bir geçiş süreci” başlatmak ve nihayetinde şeriatın tesis edildiği yeni bir Mali kurmak hedefi dile getirildi.
Eski bir bakan bu süreci “yeni bir iktidarın oluşumu” olarak yorumluyor. CNİM’in söylemini yumuşatmaya çalıştığını kabul etmekle birlikte, şeriat hedefinin Mali Anayasası’ndaki laik ve cumhuriyetçi değerlere açıkça ters düştüğünü vurguluyor. Aynı kaynak, “en kötüden kaçınarak daha az kötü olan tercih edilecek, sonra daha iyiye dönmek için çalışılacak” diyor. Bazı siyasi kaynaklar ise CNİM’in diyalog çağrısına temkinli yaklaşıyor ve temasların doğrudan CNİM ile değil, daha “kabul edilebilir” görülen FLA ile kurulduğunu ifade ediyor.




