Kuzey Kore’den kaçış tarihi dip seviyeye geriledi

Kuzey Kore’den kaçış, sınır güvenliğinin artırılması ve Çin’deki gözetim teknolojileri nedeniyle tarihi düşük seviyelere geriledi.

İki Kore’yi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge’de dalgalanan Kuzey Kore bayrağı, dış dünyaya kapalı ülkenin giderek daha zor aşılabilir hale gelen sınırlarını simgeliyor. Uzmanlara göre Kuzey Kore’den kaçış, son yıllarda uygulanan yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle neredeyse durma noktasına geldi.

Güney Kore Birleşme Bakanlığı’nın verileri, son altı yılda ülkeye ulaşan Kuzey Korelilerin toplam sayısının, geçmişte yalnızca bir yıl içinde kaydedilen rakamların bile altında kaldığını ortaya koyuyor. 2009’da 2 bin 900’ün üzerine çıkarak zirve yapan sığınma başvuruları, 2026’nın ilk yarısında yalnızca 63 kişiyle sınırlı kaldı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla üçte birden fazla düşüş anlamına geliyor.

Geçmişte kaçış için iki ülke arasındaki ağır korunan askeri hat yerine, Çin sınırındaki nehirler ve dağlık bölgeler kullanılıyordu. Ancak Kim Jong-un’un 2011’de iktidara gelmesinin ardından yaklaşık 1.415 kilometrelik sınır hattında güvenlik tedbirleri kademeli olarak artırıldı.

Bölgeye tel örgüler döşendi, geçiş yapanların izlerini tespit etmeye yarayan kum şeritleri oluşturuldu ve termal görüntüleme sistemleri kuruldu. Seul Kookmin Üniversitesi’nden Kuzey Kore uzmanı Andrei Lankov, bu uygulamaların Çin sınırında “Sovyet tarzı” bir güvenlik düzeni meydana getirdiğini belirtiyor.

Çin’in de mevcut düzeni korumaya yönelik uygulamalarla bu sürece katkı sunduğu ifade ediliyor. Stimson Center’ın 38 North projesinde görev yapan Rachel Minyoung Lee, Çin tarafında yüz tanıma özelliğine sahip yüzlerce kameranın kullanıma alındığını ve bunun kaçış ağlarının faaliyetlerini büyük ölçüde sekteye uğrattığını aktarıyor.

Kuzey Kore’den kaçış sayısındaki gerileme, yalnızca göç verilerindeki düşüşü göstermiyor. Aynı zamanda Pyongyang yönetimi hakkında dışarıdan bilgi toplanmasını da zorlaştırıyor. Seul’deki Kore Üniversitesi’nden Fyodor Tertitskiy, ülkeyi terk edenlerin Kuzey Kore’nin iç işleyişine dair en önemli bilgi kaynakları arasında bulunduğuna dikkat çekiyor.

Yönetim, sınırları fiziksel olarak kapatmanın yanı sıra yabancı içeriklerin ülkeye girişini de engellemeye çalışıyor. Güney Kore dizileri ve diğer yabancı medya ürünlerinin USB belleklerle yayılmasına karşı ağır yaptırımlar uygulanıyor.

Pyongyang’ın 2020’de yürürlüğe koyduğu düzenlemeler, yabancı medya içeriklerini izlemeyi ve dağıtmayı ağır suç kapsamına aldı. Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarına göre bu eylemler, uzun süreli zorunlu çalışma kamplarından toplu dağıtım halinde idam cezasına kadar uzanan yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.

Uzmanlar, Kuzey Kore halkının dış dünyadaki gelişmelerden haberdar olmasını rejim açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdiğini belirtiyor. Bu nedenle sınır gözetimi, iç sansür ve bilgi akışını kontrol etmeye yönelik uygulamalar giderek daha sert hale getiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu