Eski İsrailli Generalin Şok Açıklamaları: Etnik Temizlik Çağrısı
Eski İsrailli general Oren Solomon, Lübnan’daki durumu değerlendirerek etnik temizlik önerisinde bulundu. Şii, Sünni, Hıristiyan tüm grupların sürülmesi gerektiğini savundu.
İsrail ordusunun eski komutanlarından Tuğgeneral Oren Solomon, Siyonist Kanal Tov’da katıldığı bir programda, ordunun Lübnan’daki Hizbullah karşısında yaşadığı başarısızlıkları dile getirerek insanlık dışı bir sürgün planı önerdi.
Solomon, Lübnan’da oluşturulmaya çalışılan tampon bölge stratejisinin başarısız olduğunu belirterek, Siyonist rejimin yalnızca 1967 tarzı bir işgal ve bölgeyi insansızlaştırma politikasıyla varlığını sürdürebileceğini savundu. Bu bağlamda, hedefin Litani’ye kadar olan Güney Lübnan’ı işgal etmek ve tüm sakinleri tahliye etmek olduğunu ifade etti.
“Harekatın amacı, Litani’ye kadar olan bölgeyi işgal etmek olmalıdır. Tüm sakinleri, Şiiler, Hıristiyanlar, Dürziler ve Sünniler dahil olmak üzere tahliye etmeliyiz. Hiçbir istisna yok. Ardından kalan tüm Hizbullah ceplerini temizlemek zorundayız…”
Bölgedeki sivillerin evlerine geri dönme ihtimaline bile tahammül edemeyen Solomon, bu konuda da sert ifadeler kullandı. Geri dönüş olasılığını sorgulayan açıklamalarında, savunma bakanının bu duruma karşı çıktığını belirtti.
“Sivillerin geri dönüşüyle ilgili olarak, belki Hristiyanlar veya Dürziler girebilir diye duyuyorum. Ancak bu bir anlayış eksikliği. Litani’nin güneyinde hiçbir sakin kalmayacak. Bu, onlara ödetilen bir bedel değil, bizim güçlerimizi korumak için de gereklidir.”
Solomon’un açıklamaları yalnızca Lübnan ile sınırlı kalmadı. Gazze’deki durumu da ele alan general, İsrail ordusunun kamuoyuna yansıttığı “operasyonel kontrol sağladık” söyleminin gerçek dışı olduğunu vurguladı. Sahadaki durumu değerlendirirken, bu terimin yetersiz olduğunu ifade etti.
“‘Operasyonel kontrol’ orduda içi boş bir terimdir. Bu bir işgal değil. Sadece teorik olarak kontrol ediyoruz. Gazze’de iki yıl boyunca bu şekilde kontrol sağladık ama Filistin Direnişi etrafımızda dolaşmaya devam etti. Bu nedenle bu terim eksik ve yetersizdir.”




