Ani Ören Yeri’nde Tarih Yeniden Gün Yüzüne Çıkıyor

Ani Ören Yeri’nde yapılan kazı çalışmaları, tarihi yapıları gün yüzüne çıkarıyor. Kars’taki bu önemli alan, Türk-İslam mimarisinin izlerini taşıyor.

Kars’taki Ani Ören Yeri, Orta Asya’dan Ön Asya’ya ve Kafkaslar’dan Anadolu’ya geçiş noktası olarak tarihi bir öneme sahip. 11. ve 12. yüzyıla ait Türk-İslam mimarisi eserlerini barındıran bu alan, geçmişte Bagratlı Hanedanlığı, Bizans, Büyük Selçuklu, Gürcü Krallığı, Moğollar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Hristiyan ve Müslümanların bir arada yaşadığı bu ören yerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kafkas Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen kazı çalışmaları bu yıl beş farklı noktada gerçekleştirilmektedir.

Çalışmalara, sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve restoratörlerin de bulunduğu yaklaşık 100 kişilik bir ekip katılmakta. Amaç, toprak altında kalan tarihi yapı ve eserleri gün yüzüne çıkarmaktır. Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani’nin, Orta Çağ’ın en ihtişamlı şehirlerinden biri olduğunu belirtti.

Bagratlılar döneminde kurulan Ani, Selçuklularla birlikte yükselişe geçmiş, ardından Gürcü Krallığı döneminde bir çöküş sürecine girmiştir. Arslan, Ani’nin 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından fethedilmesiyle Türklerin Anadolu’ya giriş kapısı haline geldiğini ve burada inşa edilen her yapının, Anadolu’daki Türk-İslam tarihinin başlangıcını oluşturduğunu vurguladı. Ani, camileri, mescitleri, hamamları ve çarşılarıyla Anadolu’daki Türk-İslam mimarisinin ilk örneklerini sunan bir şehir olarak öne çıkmaktadır.

Bu yılki kazı çalışmalarına başladıklarını ifade eden Arslan, Selçuklu çarşısı, konutları, mezarlığı ve Ani’nin zengin ticari hayatının önemli mekanlarından biri olan yağhanede yürütülen kazıların yanı sıra, koruma çalışmalarının da devam ettiğini belirtti. Toprak altından çıkarılan mimari kalıntıların korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Arslan, çevre düzenlemeleri kapsamında Suriçi yürüyüş yollarının yapımının da devam ettiğini, bu sayede ziyaretçilere daha konforlu bir gezi deneyimi sunmayı hedeflediklerini aktardı.

Kars’ın son yıllarda turizm açısından canlı bir ivme kazandığını ve Ani Ören Yeri’nin şehrin en önemli turistik merkezlerinden biri haline geldiğini dile getiren Arslan, Kars’ın Sarıkamış, Çıldır Gölü ve tarihi dokusuyla birlikte turizm rotalarının ana hatlarını oluşturduğunu belirtti. Ani’nin, özellikle yıl boyunca süren kazı, koruma ve çevre düzenleme çalışmaları sayesinde ziyaretçi sayısında önemli bir artış yaşandığını gözlemlediklerini kaydetti. 2025 yılında yaklaşık 450 bin ziyaretçi ile yılın rekorunu kırdıklarını belirten Arslan, 2026 yılı için de bu sayıyı artırmak için çalışmaların devam edeceğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu