Kıyamet Günü: Gizliliklerin Ortaya Çıkışı
Kıyamet Günü, gizliliklerin açığa çıkacağı ve her şeyin ortaya döküleceği bir zaman dilimidir.
Kıyamet Günü, insanların gizli kalmış yönlerinin açığa çıkacağı, her şeyin olduğu gibi görüleceği bir dönüm noktasıdır. Bu gün, sebeplerin ve etkenlerin geçerliliğini yitirmesiyle, arka plandaki gerçeklerin su yüzüne çıkmasını sağlayacaktır. Bu durum, gayb ve şehadet kavramlarının birleşmesine yol açar; çünkü her şey, özünde bir şehadettir ve gayb, yalnızca bir algıdan ibarettir. Her şeyin bir diğerine karşı yok olması ve gizlenmesi, bu algı üzerinden gerçekleşir.
Sebeplerin ortadan kalkmasıyla birlikte, insanları birbirinden ayıran tüm örtüler de yok olacaktır. Yüce Allah, bu konuda şu şekilde buyurmuştur: “O kavuşma günü, kabirlerinden çıkarlar ve Allah’a karşı hiçbir şeyleri gizli kalmaz.” Ayrıca, “Hepsi de toplanıp Allah’ın huzuruna çıkar.” ve “Bütün gizli şeylerin ortaya çıkacağı gün.” ifadeleriyle bu durumu pekiştirmiştir.
“İşte senden gaflet perdesini kaldırdık, bu gün artık görüşün keskindir,” denilmektedir. Bu sözler, o günün gerçekliğini ve insanların kalplerindeki her şeyin meydana çıkacağını vurgular. O gün, ne mal ne de evlat insanlara fayda verecek; yalnızca Allah’a eş koşmaktan uzak, temiz bir kalple gelenler yararlanacaktır.
Yeryüzünün zahir olacağına dair ayetler ve rivayetler de bu anlayışla ilişkilendirilebilir. ‘Kâfi’ adlı eserde, İmam Cafer-i Sadık’ın (a.s) “O günde ne mal fayda verir ne de evlat” ayeti hakkında verdiği yanıt, Allah’ın huzurunda yalnızca O’na yönelmiş bir kalbin önemini vurgular. Şirk ve şüphe taşıyan kalplerin, o günde hiçbir yararı olmayacaktır.
Yüce Allah’ın “Hayır, (onlar artık iman etmezler) doğrusu onlar, o kıyamet günü, Rableriyle aralarında perde olacaktır.” ayeti de bu anlatımla çelişmez. Bu ayet, Allah’ın adaletinin ve amelin karşılığının önemini belirtir. Dünya hayatında Allah’a karşı bir örtü çekenler, kıyamet gününde bunun sonuçlarıyla yüzleşeceklerdir.
Kur’an’da, “O kıyamet günü ki iş güçleşip hakikat perdesi açılmaya başlayacak, secdeye (hakka boyun eğmeye) çağrılacaklar, fakat buna güçleri yetmeyecektir,” buyurulmaktadır. O gün, dünyada iken secde etmeyi reddedenlerin, Allah’ın huzurunda secdeye çağrılacakları ancak buna güç yetiremeyecekleri belirtilmektedir.




