AİHM, Osman Kavala’nın Serbest Bırakılmasını Talep Etti
AİHM, Osman Kavala’nın serbest bırakılması gerektiğine karar verdi ve Türkiye’ye tazminat ödemesi talimatı verdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın tutukluluğu ve mahkûmiyetine dair yaptığı ikinci başvuruda Türkiye’yi yeniden mahkûm etti. Mahkeme, Kavala’nın serbest bırakılması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin 70 bin avro manevi tazminat ödemesine de karar verdi.
Osman Kavala, 2017 yılından bu yana cezaevinde bulunuyor. AİHM, 25 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesini ihlal ettiğini belirtti. Mahkeme, ihlallerin ciddiyetine dikkat çekerek Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.
AİHM, Kavala’nın 10 Aralık 2019’dan sonraki tutukluluğunun Sözleşme’ye aykırı olduğunu belirtti. Mahkeme, yeni ve somut delillerin ortaya konmadığını ve Kavala’nın mahkûmiyetinin belirli bir şiddet eylemine dayanmadığını vurguladı.
Kavala’nın mahkûmiyetine neden olan eylemlerinin, kamusal tartışmalara katılmak ve sivil toplum girişimlerini desteklemek gibi faaliyetlerden oluştuğunu belirten AİHM, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ve toplantı özgürlüğü kapsamına girdiğini ifade etti.
AİHM, Kavala’nın Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca mahkûm edildiğini hatırlatarak, Türk mahkemelerinin Kavala’nın eylemleri ile Gezi Parkı protestolarındaki şiddet olayları arasında somut bir bağ kuramadığını belirtti. Bu nedenle, Kavala’nın ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin hukuka uygun olmadığını ifade etti.
Büyük Daire, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3, 5, 6, 10, 11 ve 18. maddelerini ihlal ettiğine karar verdi. Bu ihlaller arasında kötü muamele yasağı, özgürlük hakkı, adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğü gibi önemli maddeler yer alıyor.
AİHM, Kavala’nın manevi zarara uğradığına hükmederek Türkiye’nin 70 bin avro tazminat ödemesine karar verdi. Ayrıca, yargılama giderlerinin de karşılanması gerektiğini belirtti.
Kararın önemli bir diğer boyutu ise Türkiye’deki yargı sistemine yönelik eleştiriler oldu. AİHM, Kavala davasının yalnızca bireysel hak ihlalleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda sistematik bir soruna işaret ettiğini vurguladı. Yargının bağımsızlığını etkileyen yapısal sorunlara dikkat çekildi ve hâkimlerin baskılara karşı korunması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi.
AİHM’nin kararı, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünü yeniden gündeme getirecek. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyecek. Osman Kavala’nın durumu, yıllardır devam eden bir hukuki süreçte önemli bir yer tutuyor. Kavala, 18 Ekim 2017’de tutuklanmış, AİHM 2019’da serbest bırakılmasını istemişti. Ancak Türkiye, bu kararı uygulamamıştı.
Son olarak, AİHM’nin bugünkü kararı, Kavala’nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasının ve mahkûmiyetinin Sözleşme açısından ciddi ihlaller içerdiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin AİHM kararına uygun hareket edip etmeyeceği, Avrupa Konseyi tarafından izlenecek.




