İsmail Heniyye: Direnişin Unutulmaz Liderinin İkinci Yılı
İsmail Heniyye, şehit edilişinin ikinci yılında direnişin simgesi olarak anılıyor.
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 31 Temmuz 2024 tarihinde İran’ın Tahran kentinde siyonist İsrail tarafından düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Heniyye, bu sırada İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak üzere Tahran’daydı. Suikastın ardından, uzun bir süre resmi bir açıklama yapmayan İsrail yönetimi, Aralık 2024’te dönemin Savunma Bakanı Israel Katz’ın ifadeleriyle suikastın sorumluluğunu kabul etti.
İsmail Heniyye, 1962 yılında Gazze’deki Şati Mülteci Kampı’nda dünyaya geldi. Ailesi, 1948 Nekbesi sırasında Askalan yakınlarındaki El-Cura köyünden sürülerek Gazze’ye sığınmıştı. Gazze İslam Üniversitesi’nde Arap Dili ve Edebiyatı eğitimi alan Heniyye, genç yaşlarından itibaren Filistin mücadelesine katıldı. İsrail tarafından birçok kez gözaltına alınan Heniyye, 1992 yılında diğer Hamas yöneticileriyle birlikte Güney Lübnan’daki Mercu’z-Zuhur bölgesine sürgün edildi.
Daha sonra Hamas’ın kurucu lideri Şeyh Ahmed Yasin’in özel kalem müdürlüğünü üstlenen Heniyye, 2006 yılındaki Filistin seçimlerinde Hamas’ın zaferinin ardından Filistin Başbakanı olarak atandı. 2017’de Hamas Siyasi Büro Başkanı olarak göreve getirilen Heniyye, 2021’de tekrar bu görevi üstlendi.
Heniyye, Gazze’ye yönelik saldırılar sırasında çocuklarını, torunlarını ve birçok akrabasını kaybetti. Ancak Filistin halkının ödediği bedeli kendi ailesinden ayrı tutmadığını vurgulayarak mücadelesine devam etti. Onun şehadeti, yalnızca Hamas için değil, Filistin direnişi ve bölgedeki destekçileri için de önemli bir dönüm noktası oldu.
Hamas, Heniyye’nin şehadetinin birinci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, İsrail’in direniş liderlerine yönelik suikast politikasının hareketi zayıflatmadığını, aksine Filistin halkının haklarına ve direniş seçeneğine olan bağlılığını güçlendirdiğini belirtmişti. İsmail Heniyye, şehadetiyle birlikte, Filistin davasına adanmış hayatı ve “Kudüs’e giden yolda şehadet” anlayışıyla anılmaya devam ediyor.




