Irak’ta 100 dolar 160 bin dinarı aşarken risk uyarısı
Irak’ta 100 doların 160 bin dinarı aşması ekonomik baskıyı artırırken uzmanlar, 30 Eylül sonrası güvenlik ve siyasi risklere dikkat çekti.
Irak, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona ereceği 30 Eylül’e yaklaşırken güvenlik, siyaset ve ekonomi başlıklarında kritik bir dönemden geçiyor. Hükümet, bu tarihin ardından ülkenin güvenlik sorumluluğunu tamamen ulusal kurumları aracılığıyla üstlenmeye hazırlanırken, silahların devlet kontrolüne alınması süreci de gündemin merkezinde bulunuyor.
Iraklı uzmanlar, yabancı güçlerin çekilmesinin ardından silahlı grupların denetimi konusunda siyasi ve güvenlik kaynaklı sorunlar yaşanabileceğini belirtiyor. Ekonomik cephede ise dinarın değer kaybı, dolar talebindeki artış ve piyasalardaki belirsizlik dikkat çekiyor. Basında yer alan bilgilere göre Irak’ta 100 dolar, serbest piyasada 160 bin Irak dinarının üzerine çıktı.
Iraklı analist Envar Musevi, 30 Eylül sonrasında ülkenin hem siyasi hem de güvenlik alanında zorluklarla karşılaşabileceğini söyledi. Irak’ın hava sahasını kontrol etme kapasitesinin yeterli olmadığını belirten Musevi, ABD’nin onayı olmadan uçakların kullanılamadığını ve vurulan radarların yerine yenilerinin alınamadığını ifade etti. Musevi, bu eksikliklerin 30 Eylül’den önce giderilmesi gerektiğini savundu.
Musevi ayrıca, silahların devlet kontrolüne alınması konusunda hükümet ile silahlı yapılar arasında henüz uzlaşma sağlanamadığına işaret etti. Bir diğer analist Macid Hesnavi de koalisyonun görevini tamamlamasının ardından Irak’ta siyasi ve ekonomik kaygıların artabileceğini söyledi. Hesnavi, silahların devlet denetiminde toplanmaması durumunda ABD’nin dolar akışını durdurma tehdidinde bulunduğunu öne sürerek, ekonomik durum üzerindeki dış etkilerin sürdüğünü belirtti.
Hesnavi, 30 Eylül sonrasında ortaya çıkabilecek güvenlik sorunlarının toplumsal ve ulusal güvenliği tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Yasa dışı silahların bu tarihe kadar devlete teslim edilmesi gerektiğini söyleyen Hesnavi, olası güvenlik sorunlarından hükümetin sorumlu tutulabileceğini dile getirdi.
Eco Iraq Gözlemevi Başkanı Ali Naci ise serbest piyasada doların Irak dinarı karşısında benzeri görülmemiş bir yükseliş kaydettiğini bildirdi. Naci, kurdaki hareketliliğin tek bir nedene bağlanamayacağını; ekonomik, finansal ve psikolojik unsurların bir araya gelmesiyle oluştuğunu söyledi.
Naci’ye göre paralel piyasadaki spekülasyonlar, dolara yönelik talebin yükselmesi ve arzın azalması başlıca etkenler arasında yer alıyor. Ayrıca 30 Eylül sonrasına ilişkin beklentiler, silahların devlet kontrolüne alınması tartışmaları ve ABD yaptırımlarına dair iddialar piyasalardaki belirsizliği artırıyor. Bu ortamın bazı yatırımcıları dolara yönelttiği belirtiliyor.
Irak hükümeti, koalisyon güçlerinin askeri misyonunun sona ereceği 30 Eylül’ü ülkenin egemenliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirmeye hazırlanıyor. Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, söz konusu tarihin ülkenin güvenlik alanını yabancı desteğe ihtiyaç duymadan ulusal kurumlarıyla yönetmesi bakımından önem taşıdığını söyledi.
Numan, Irak silahlı kuvvetlerinin profesyonel performansının siyasi kararların korunması, ülke bütünlüğünün sürdürülmesi ve ulusal istikrarın güvence altına alınmasında temel rol oynadığını belirtti. Hükümet de koalisyonla yürütülen askeri ortaklığın sona ermesinin ardından ilişkilerin egemenlik ve karşılıklı çıkar temelinde ikili bağlara dönüştürülmesini hedefliyor.
Silahların devlet kontrolünde toplanması süreci de 30 Eylül öncesinde önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, sürecin tamamlanmasının ardından yasa dışı silah taşımayı sürdüren kişilerin kanun dışı kabul edileceğini ve haklarında terör suçlamasına kadar varabilecek sert işlemler uygulanabileceğini söyledi.
El-Araci, silahların devlet denetimine alınması için çalışan komitenin görevini tamamlaması adına belirlenmiş kesin bir süre bulunduğu yönündeki haberleri reddetti. Komitenin, koordinasyon çerçevesini oluşturan siyasi güçler tarafından kurulduğunu ve Başbakan Ali el-Zeydi’nin doğrudan gözetiminde faaliyet yürüttüğünü belirten el-Araci, hukuki işlemlerin komite çalışmalarını tamamladıktan ve silahlar tamamen devlet kontrolüne alındıktan sonra başlatılacağını kaydetti.
Irak Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abbudi de 30 Eylül’ün ülke açısından tarihi bir dönüm noktası olacağını ifade etti. Abbudi, hükümetin üzerinde anlaşmaya varılan takvim ve mekanizmalar doğrultusunda koalisyonun askeri misyonunu sona erdirme çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, Irak’ın ulusal güvenliğini kendi kurumları ve silahlı kuvvetleri aracılığıyla yönetmesini sağlayacak anayasal, siyasi ve diplomatik araçlara sahip olduğunu vurguladı.




