İnsanların Sorgulanması, Allah’ın Sorgulanamazlığı Üzerine
Allah’ın sorgulanamazlığı ve insanların sorgulanması üzerine derin bir bakış.
“O, yaptığından sorumlu tutulmaz; onlarsa sorguya çekilirler.” (Enbiya: 23)
Varlığın sahibi olan ve her şey üzerinde mutlak bir otoriteye sahip olan Allah, kendi iradesiyle belirlediği yasalarla sınırlandırılmadığı için sorgulanamaz. İnsanlar ise, kendilerine belirlenen ölçütler çerçevesinde hesap vermek durumundadırlar.
Bazı insanlar, zaman zaman kibirli bir tavırla, Allah’ın iradesine dair sorgulayıcı sorular yöneltirler. “Neden böyle oldu?” ya da “Bu durumu hangi hikmetle açıkladı?” gibi sorular, aslında kendi anlayışlarının sınırlı olduğunu gösterir. Bu tutum, yüce varlık karşısında saygı gösterilmesi gereken sınırları aşmak anlamına gelir.
İnsanın kavrayış yeteneği belli bir seviyede sınırlıdır. Bu nedenle, evrendeki tüm nedenleri ve sonuçları tam olarak anlayamaz. Her şeyin sahibi ve yöneticisi olan Allah, her şeyi bilmektedir ve O’nun iradesi her zaman hikmetle doludur.
Yüce Allah, yarattıklarına yaptığı muamelelerden dolayı sorgulanamaz. O, varlıkları yaratır, yok eder, aziz kılar ya da zelil düşürür. Tüm varlıklar, O’nun mülkünde ve yönetiminde bulunmaktadır. Hüküm ve kararlar yalnızca O’nundur; dolayısıyla, O’ndan hesap sorabilecek hiçbir varlık yoktur. Ancak, tüm yaratıklar Allah’ın huzurunda hesap vermekle yükümlüdürler. Verilen nimetlerin nasıl kullanıldığı ve emirlerin ne ölçüde yerine getirildiği konusunda sorgulanacaklardır.
FİZİLALİL KUR’AN
Zemahşerî’nin bu ayete dair yorumları, adalet ve Allah’ın hikmeti kavramları etrafında şekillenmektedir. İlk olarak, Allah’ın sorgulanamaz oluşunun, O’nun zulmetme hakkına sahip bir güç olmasından değil, yaptığı her işin derin bir hikmete dayanmasından kaynaklandığını belirtir. İnsanlar ise, cahil ve ihtiras sahibi oldukları için hatalar yapabilirler ve bu nedenle sorgulanmaları kaçınılmazdır.
Allah, her şeyi bilen ve hikmet sahibi bir varlık olduğu için, O’ndan hiçbir zaman anlamsız veya zalim bir eylem beklenemez. Yaptığı her şey adil ve doğrudur; bu nedenle O’na “Neden böyle yaptın?” diye sorulacak bir neden yoktur.
İkinci olarak, Zemahşerî, adalet ilkesini bu ayetle destekler. Allah, kullarına asla zulmetmeyecek bir varlıktır ve yalnızca hak edenleri cezalandırır. O’nun sorgulanamazlığı, fiillerinde hiçbir haksızlık bulunmamasından kaynaklanır.
Üçüncü olarak, ayetin “Fakat onlar sorgulanırlar” kısmında, insanların irade ve sorumluluk sahibi varlıklar olduğu vurgulanır. Kullar, kendilerine verilen iradeyi nasıl kullandıkları ve emir ve yasaklara uyup uymadıkları konusunda hesap vereceklerdir; çünkü insanın fiillerinde her zaman bir kusur veya günah potansiyeli vardır.
Özetle, Zemahşerî’ye göre bu ayet, Allah’ın mutlak adalet ve hikmet sahibi olduğunu ifade ederken, insanların ise hem acizliği hem de sorumluluğu nedeniyle sürekli sorgulanacaklarını belirtir.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ




