Sudan’da kimyasal silahlar iddialarını güçlendiren dosya
Gizli belgeler, Sudan ordusunun 2024’te klor bazlı mühimmat geliştirdiği ve iç savaşta kullandığı yönündeki iddialara yeni kanıtlar ekliyor.
Orta Doğu merkezli bir istihbarat kuruluşunun paylaştığı gizli dosya, Sudan ordusunun iç savaş sırasında kimyasal silah geliştirdiği ve kullandığı yönündeki iddialara yeni ayrıntılar ekledi. Yaklaşık 150 belge, fotoğraf, video ve ses kaydıyla binlerce mesajdan oluşan dosyada, ordunun 2024 boyunca klor bazlı mühimmat üretmeye çalıştığı öne sürülüyor.
Belgelerde, Sudan ordusuna bağlı gizli bir birimin paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) karşı kullanılmak üzere kimyasal mühimmat hazırladığı aktarılıyor. Dosyada bomba tasarımları, üretim sürecine ilişkin yazışmalar ve projenin ortaya çıkmasının ardından izleri yok etme girişimlerine dair kayıtlar bulunduğu belirtiliyor.
ABD yönetiminin dosyadaki bazı görselleri istihbarat değerlendirmelerinde kullandığı ifade edildi. İki yabancı yetkili ile eski bir ABD’li yetkili, söz konusu materyallerin Ocak 2025’te Sudan’ın kimyasal silaha sahip olup olmadığını değerlendirmek için incelendiğini söyledi. Ancak kimyasal silah kullanımının kesin biçimde kanıtlanmasının, bağımsız uzmanların sahada yapacağı soruşturmayı gerektirdiği vurgulanıyor.
Sudan ordusu ise dosyanın bulgularını “asılsız ve maddi dayanaktan yoksun” olarak nitelendirdi. Ordu sözcüsü, ülkenin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, içeriğin yayımlanması halinde The New York Times’a ABD’de dava açma tehdidinde bulundu.
Sesli ve yazılı mesajların, Genelkurmay Başkanı General Abdulfettah el-Burhan’ın iddia edilen programdan doğrudan haberdar olduğunu gösterdiği öne sürülüyor. Bu iddianın, ABD’nin Ocak 2025’te Burhan’a yaptırım uygulama kararında etkili unsurlardan biri olduğu bildirildi.
Kimyasal silah iddiaları, Sudan’daki savaşın uluslararası gündeminde Suriye’deki benzer saldırılar kadar geniş yer bulmadı. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Sözcüsü Elisabeth Waechter, bazı ülkelerin Sudan’dan kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin açıklama talep ettiğini ve sürecin sürdüğünü belirtti.
Washington, haziran ayında kimyasal silah suçlamaları kapsamında Sudan’a yönelik ikinci yaptırım paketini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların Sudan’ın tüm kimyasal silahları ve üretim tesislerini uluslararası doğrulama altında imha etmesine kadar devam edeceğini bildirdi. Sudan ordusu ise ABD’yi çatışmada tarafsız arabulucu olmamakla suçlayarak karara tepki gösterdi.
Sudan’da 2023’te başlayan savaş, kıtlık ve hastalıkların yanı sıra 12 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Her iki taraf da savaş suçu işlemekle suçlanırken, ABD ve Birleşmiş Milletler HDK’yı soykırım dahil ağır ihlallerle itham ediyor.
Klor bazlı mühimmat üretimi iddiası
Dosyaya göre Sudan ordusu, 2024 ortalarında başkent Hartum’un büyük bölümünü kaybettikten ve HDK mensuplarını kentten çıkarmakta zorlandıktan sonra yeni bir silah arayışına girdi. Klor bombası projesinin başındaki Tuğgeneral Tarık Hüseyin’in temmuz ayında, patlayıcı başlıkla yaklaşık 15 kilogram klor gazını birleştiren mühimmat tasarımları hazırladığı öne sürülüyor.
Hüseyin’in mesajlarında, mühimmatın hem patlama ve şarapnel etkisi yaratacağı hem de klor gazıyla hedefteki kişileri etkisiz hale getireceği anlatılıyor. Ayrıca patlamanın kimyasal saldırıya ilişkin izleri ortadan kaldıracağı iddia ediliyor.
Belgelerde, prototiplerin temmuz ayından itibaren üretildiği ve 22 Temmuz’da Meravi Havalimanı’ndan kalkan Antonov tipi bir kargo uçağıyla çölde test edildiği aktarılıyor. Hüseyin, testin başarıyla sonuçlandığını ve mühimmatın hedefe ulaştığında gaz saldığını belirten bir mesaj gönderirken, operasyonun gizli tutulması yönünde talimat verildiği görülüyor.
Üretim sırasında gaz sızıntıları yaşandığı, bir hangarda çalışanların sabah saatlerinde ölü akrep ve böceklerle karşılaştığı da dosyada yer alan iddialar arasında. Ağustos 2024’te Mısır’dan 20 klor tüpü getirildiği ve bu miktarın yaklaşık 1.100 mühimmat üretmeye yeteceğinin bildirildiği kaydediliyor.
Dosyaya göre klorun bir bölümü, Hartum’da savaş koşullarında çalışmayı sürdüren Omdurman’daki El Manara Su Arıtma Tesisi’nden alındı. Hüseyin’in 26 Ağustos tarihli ses kaydında tesiste bulunan tüplerin alındığını söylediği öne sürülüyor. Uluslararası yardım kuruluşları, kolera salgınlarıyla mücadele amacıyla tesise savaş yıllarında klor desteği sağlamıştı.
Kızılhaç, 2023’te tesise 30 klor tüpü bağışladığını; CARE ise 2024 ve 2025 yılları arasında 35 tüp gönderdiğini açıkladı. UNICEF de 2023-2025 döneminde Hartum’daki altı su arıtma tesisine, aralarında El Manara’nın da bulunduğu merkezlere klor sağlandığını bildirdi. Tesisi işleten Hartum Eyaleti Su Kurumu ise sorulara yanıt vermedi.
Hartum yakınlarındaki saldırı iddiası
Hüseyin, Ekim 2024’e gelindiğinde yaklaşık 300 kimyasal mühimmat ürettiklerini ve bunların çoğunun Meravi Havalimanı’nda tutulduğunu bildirdi. Dosyada, bu mühimmatların Hartum’un kuzeyindeki ve o sırada HDK’nın kontrolünde bulunan El Ceyli petrol rafinerisine yönelik saldırıda kullanıldığı iddia ediliyor.
HDK, 13 Eylül’de rafineriye “zehirli” füzeler atıldığını savundu. Sosyal medyada yayılan fotoğraflarda, olay yerinde sivil kıyafetli ve oksijen maskesi takan kişiler görüldü. France 24 tarafından hazırlanan bir inceleme de tesiste kimyasal saldırılar gerçekleştirildiği sonucuna vardı; ancak kullanılan mühimmatların, dosyada anlatılan küçük bombalar değil, büyük gaz tüpleri olduğu belirtildi. Saldırıda doğrulanmış ölüm bulunmadı.
Hüseyin’in ekim ayında bir mühimmat fabrikasına düzenlendiğini ve çok sayıda kişinin öldüğünü söylediği başka bir saldırı ise HDK açıklamalarında veya dönemin sosyal medya paylaşımlarında yer almadı. Bu nedenle söz konusu iddianın bağımsız biçimde doğrulanamadığı ifade ediliyor.
İddia edilen programın, ABD’nin Mayıs 2025’te yaptırım uygulamasının ardından sona erdiği öne sürülüyor. Belgelerde, yaptırımlardan birkaç gün sonra Burhan’ın Hüseyin’e faaliyetlere ilişkin tüm izlerin ortadan kaldırılması talimatını verdiği, Hüseyin’in ise operasyonun bir ay önce tamamlandığını söylediği aktarılıyor.
ABD’nin haziran ayındaki yaptırım duyurusunda Hüseyin, bomba üretiminde kullanılmak üzere patlayıcı ithal etmekle suçlandı; ancak açıklamada kimyasal silahlara doğrudan atıf yapılmadı. Aynı dönemde Burhan, ABD’nin suçlamalarını incelemek üzere bir komite kurdu. Dosyadaki bir mektuba göre komitenin danışmanları arasında, iddia edilen programın yöneticisi Hüseyin de bulunuyordu. Komitenin temmuz ayında sunduğu ön raporda kimyasal silah izine rastlanmadığı belirtildi, nihai raporun ise henüz tamamlanmadığı bildirildi.




