AB Parlamentosu’ndan İltica Politikalarına Sert Onay
AB Parlamentosu, iltica politikalarını sertleştiren düzenlemeleri onaylayarak göçmenlerin dışarıda geri dönüş merkezlerine gönderilmesini öngördü.
Avrupa Parlamentosu, iltica politikalarını daha katı hale getiren önemli bir karar aldı. Hristiyan demokrat partilerin (CDU ve CSU) aşırı sağcı partilerle iş birliği yaparak desteklediği bu düzenleme, göçmenlerin Avrupa Birliği dışındaki geri dönüş merkezlerine gönderilmesini öngörüyor.
Oylamada, 389 milletvekili düzenlemeye “evet” derken, 206 milletvekili karşı oy kullandı ve 32 milletvekili çekimser kaldı. Kabul edilen metin, üye ülkelerle yapılacak müzakereler için bir temel oluştururken, üye devletlerin de benzer şekilde geri dönüş merkezleri fikrini desteklediği gözlemleniyor.
Oylamanın en tartışmalı yönlerinden biri, CDU ve CSU’nun aşırı sağcı Alternative für Deutschland (AfD) ile birlikte hareket etmesi oldu. Alman basınında yer alan haberlere göre, bu iş birliği yalnızca oylama ile sınırlı kalmayıp, milletvekilleri arasında mesajlaşma gruplarında koordinasyon sağlandığı ve yüz yüze görüşmeler yapıldığı iddia ediliyor. Avrupa Halk Partisi (EPP) Grup Başkanı Manfred Weber, bu temaslardan haberdar olmadığını belirtse de, aşırı sağcı partilerle olan ilişkileri nedeniyle eleştirilerin hedefi olmaya devam ediyor. Weber, “Aşırı sağ ile aramızdaki duvar önemlidir ve yerinde duruyor” şeklinde bir açıklama yaptı.
Yeni yasa tasarısı, yalnızca geri dönüş merkezlerini değil, aynı zamanda sınır dışı süreçlerinde daha sıkı kurallar getirmektedir. İltica başvurusu reddedilen bireylerin, sınır dışı edilme süreçlerine aktif olarak katılması zorunlu hale getirilecek. Bu yükümlülüğe uymayan göçmenler, sosyal yardımların kesilmesi veya seyahat belgelerine el konulması gibi yaptırımlarla karşılaşabilir. Ayrıca, iş birliği yapmayan kişilerin 24 aya kadar gözaltında tutulabilmesi öngörülüyor; güvenlik riski durumunda bu sürenin uzatılabileceği de belirtiliyor.
Tasarıda dikkat çeken bir diğer düzenleme ise, üye ülkelerin birbirlerinin sınır dışı kararlarını tanımasını zorunlu hale getirmesidir. 2027’den itibaren bir AB ülkesinde alınan sınır dışı kararı, diğer ülkelerde de geçerli olacak. Ancak bu düzenleme, kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle istisna tutulabilecek ve bu durum, üye ülkeler arasında tartışmalara yol açmaya devam ediyor.
Avrupa Komisyonu tarafından geçen yıl önerilen yasa tasarısı, Avrupa Parlamentosu’nda aylarca uzlaşma sağlanamadığı için beklemede kalmıştı. Avrupa Halk Partisi, Sosyal Demokratlar ve Liberaller arasındaki görüş ayrılıkları özellikle geri dönüş merkezleri konusunda yoğunlaşmıştı. Sosyal demokratlar, mevcut haliyle bu modelin kabul edilemeyeceğini savunuyordu. Parlamentoda bu üç grup genellikle gayriresmî bir koalisyon içinde hareket ederek çoğunluğu sağlıyor. Ancak bu oylamada sağ partilerle kurulan iş birliği, Avrupa siyasetindeki dengelerin değiştiğine işaret eden yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.




