İsrail’de Gerginlik Artıyor: Trump’ın İran Açıklamaları ve Netanyahu’nun Stratejisi

İsrail hükümeti, Trump’ın İran’a yönelik tehditleri ve Lübnan’daki gelişmelerle ilgili endişelerini artırıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ABD ile İran arasında yapılan mutabakat zaptına rağmen, Lübnan’ın güneyinde oluşturdukları “güvenli bölge”yi işgal etmeye devam edeceklerini açıkladı. Ortak açıklamada, İsrail ordusunun, askerleri ve vatandaşları için her türlü tehdidi bertaraf etme, terör altyapısını yok etme ve bu bölgedeki varlıklarını koruma konusundaki kararlılıkları vurgulandı.

Netanyahu ve Zamir, İsrail vatandaşlarının ve askerlerinin güvenliğinin her zaman önceliklerinin ilk sırasında yer aldığını belirtti. İsrail Ordu Radyosu, bu açıklamanın, İsrail siyasetinde ordunun hareket kabiliyetinin kısıtlanmasına yönelik eleştirilerden duyulan kaygıyı yansıttığını ifade etti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile İsviçre’de yapılan müzakerelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açılması gerektiğini savunan Kalibaf, boğazın yönetiminin asla savaş öncesi durumuna dönmeyeceğini vurguladı. Kalibaf, uluslararası düzenlemelere uyulacağını ancak Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından yönetileceğini ifade etti.

İsrail hükümeti, ABD ile İran arasında varılan yeni anlaşmaların, Tahran’ın Lübnan’daki etkisini meşrulaştırdığını ve İsrail’in bölgedeki hareket alanını daralttığını düşünüyor. Axios’a konuşan İsrailli kaynaklar, Washington’un bu diplomatik adımlarla İran’ın Lübnan’daki varlığını dolaylı olarak tanıdığını ve İsrail’in Hizbullah’a karşı operasyonel yeteneklerini sınırladığını belirtti.

Bir İsrailli yetkili, Netanyahu’nun anlaşmanın nükleer unsurlarından endişe duyduğunu ancak Lübnan ile ilgili kaygılarının daha ağır bastığını ifade etti. İsrail ile Hizbullah arasındaki olası bir çatışma, ekim ayındaki genel seçimlerde belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Kaynak, Netanyahu’nun bu konuda oldukça gergin olduğunu söyledi.

Netanyahu’nun son günlerde, hükümetten ayrılan yakın dostu Ron Dermer’den, Trump’ın ekibiyle olan ilişkilerini kullanarak ABD ve İran’ın Lübnan konusundaki müzakerelerini etkilemesini istediği iddia edildi. Dermer’in katılımı, Trump’ın İran’ı Hizbullah’ı kontrol altına almazsa vurmakla tehdit ettiği sosyal medya paylaşımına zemin hazırladı. ABD’li yetkililer, Dermer’in İsviçre’deki müzakerelerde yer aldığını ve İran görüşmeleri hakkında bilgi alışverişinde bulunulduğunu doğruladı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, yeni bir çatışma önleme mekanizmasının ABD tarafından yönetilmesi şartıyla ateşkes planını kabul etmeye hazır olduğunu belirtti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Trump’ın özel temsilcisi Jared Kushner, Avn ile yaptıkları telefon görüşmesinde bu mekanizma hakkında bilgi verdiler.

Üst düzey bir ABD’li yetkili, İran’ın Lübnan’daki derin etkisinin İsrail için bir tehdit oluşturmadığını savundu. Yetkili, “İsrail bu mekanizmanın dışında değil, çünkü ABD bu mekanizmanın içinde. O kadar yakın çalışıyoruz ki, ABD ile İran arasında Lübnan üzerinden kurulacak doğrudan bir kanal yalnızca İsrail’e fayda sağlayacaktır” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın uzun süre boyunca kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğini öne sürdü. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın gelecekte nükleer dürüstlük sağlamak amacıyla bu denetimleri kabul edeceğini belirtti. İsviçre’deki müzakerelerde, daha önce imzalanan mutabakat zaptının detaylarının netleşmesi bekleniyor.

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile olan ilişkilerini sürdüreceğini ve denetim anlaşmaları çerçevesinde taahhütlerini yerine getireceğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu