Memur Maaşları Yoksulluk Sınırının Altında Kaldı

Türk Büro-Sen, memur maaşları için ek zam, refah payı ve 3600 ek gösterge talep etti. Sendikaya göre çalışanların yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında.

Kamu çalışanlarının geçim sıkıntısı ve gelir kaybı, Türk Büro-Sen’in Ankara şubelerindeki kadın komisyonlarıyla düzenlediği istişare toplantısında yeniden gündeme geldi. Toplantıda konuşan Genel Başkan Türkeş Güney, memurların ekonomik koşullarının giderek ağırlaştığını savundu.

Güney, mevcut memur maaşları ile temel yaşam giderleri arasındaki makasın açıldığını belirterek çalışanların artık yalnızca ay sonunu getirmeyi değil, ayın ortasında bütçeyi nasıl denkleştireceğini düşündüğünü ifade etti.

Memurların büyük bölümü yoksulluk sınırının altında

Türk Büro-Sen’in açıklamasında, kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 90’ının dört kişilik aile için hesaplanan yoksulluk sınırının altında gelir elde ettiği belirtildi. Sendika, TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasına göre yoksulluk sınırının 121 bin 786 liraya ulaştığını aktardı.

Aynı açıklamada en düşük memur maaşının 70 bin 224 lira, ortalama memur maaşının ise yaklaşık 81 bin lira olduğu kaydedildi. Bu verilere göre en düşük maaş yoksulluk sınırının yaklaşık yüzde 58’ine, ortalama maaş ise yaklaşık üçte ikisine denk geliyor.

Sendikaya göre gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanması, kamu çalışanlarının yaşam tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Et tüketiminin azaltılması, çocukların eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının ertelenmesi, tatil ve kültürel etkinliklerden vazgeçilmesi bu tablonun sonuçları arasında gösteriliyor.

Güney, memur gelirlerinin yalnızca kira, faturalar ve mutfak masraflarını karşılayacak düzeyde olmasının kabul edilemeyeceğini belirterek kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ek zam, refah payı ve 3600 ek gösterge talebi

Türk Büro-Sen’in öncelikli talepleri arasında, birinci dereceye yükselen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi yer aldı. Sendika, bu konuda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini istedi.

Açıklamada ayrıca ek zam ve refah payı verilmesi, vergi diliminin yüzde 15’te sabitlenmesi ve enflasyon farkının maaşlara aylık olarak yansıtılması çağrısı yapıldı.

Sendika, Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını belirttiği ilave ek ödeme konusunda da karar beklenmeden düzenleme yapılmasını ve ödemenin memur emekli aylıklarına yansıtılmasını talep etti. Bunun yanı sıra 375 sayılı KHK’ya ekli I sayılı cetvelin kaldırılması, taşra kariyer uzmanları ile yöneticilerin ek ödeme ve göstergelerinin yeniden düzenlenmesi istendi.

Barınma sorunu için konut desteği önerisi

Toplantıda kamu çalışanlarının karşı karşıya kaldığı barınma ve kira sorunu da ele alındı. Türk Büro-Sen’in aktardığı bilgilere göre memurların yüzde 89’u son dört yıl içinde konut sahibi olamadı.

Bu nedenle, kamu çalışanlarının maaşlarının dörtte biri düzeyindeki taksitlerle TOKİ aracılığıyla konut sahibi olabilmesini sağlayacak bir model önerildi. Büyükşehir tazminatı, kira yardımı, kreş, yemek ve ulaşım desteğinin yanı sıra harcırah ve fazla mesai ücretlerinin artırılması da talepler arasında sıralandı.

Türk Büro-Sen, Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın yeniden değerlendirilmesini, 2008 öncesi ve sonrası emeklilik ayrımının giderilmesini ve yeni hizmet sınıfları oluşturulmasını da istedi. Sendika, kamu personelinin çalışma koşullarına ilişkin yapısal düzenlemeler yapılması gerektiğini bildirdi.

Anket sonuçları ekonomik baskıyı ortaya koydu

Sendikanın yaklaşık 4 bin kamu görevlisiyle gerçekleştirdiğini belirttiği ankette, çalışanların ekonomik durumuna ilişkin dikkat çekici sonuçlar paylaşıldı. Katılımcıların yüzde 70’i kendisi veya eşi adına bir konut bulunmadığını ve kirada yaşadığını belirtirken, yüzde 58’i eşinin çalışmadığını ve hanenin tek maaşla geçindiğini ifade etti.

Ankete katılanların yüzde 87’si tatil yapamadığını, yüzde 61’i ailesiyle dışarıda yemek yemeyi ekonomik açıdan mümkün görmediğini söyledi. Katılımcıların yüzde 92’si ise maaşının geçinmeye yetmediğini ve ek gelire ihtiyaç duyduğunu bildirdi.

Türk Büro-Sen, verilerin kamu çalışanlarının ciddi bir ekonomik baskı altında bulunduğunu gösterdiğini savundu. Açıklamada, uzun süren toplu sözleşme süreçlerine rağmen çalışma koşullarında yeterli iyileşme sağlanamadığı ve memurların banka promosyonlarına dahi ihtiyaç duyar hale geldiği görüşüne yer verildi.

Sendika, kamu çalışanlarının satın alma gücünü artıracak ve çalışma hayatındaki ekonomik sorunları kalıcı biçimde çözecek yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu