Netanyahu’nun İran Suçlamaları ve SIPRI Verileri Üzerine Değerlendirmeler

Netanyahu’nun İran’a yönelik kimyasal silah suçlamaları ve SIPRI verileri, bölgedeki nükleer gerçekleri gözler önüne seriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın “kesinlikle kimyasal silahlara sahip olduğunu” iddia ederek bu durumu İran’ın oluşturduğu “bir diğer tehdit” olarak nitelendirdi. Ancak Netanyahu, bu iddialarını destekleyecek herhangi bir somut kanıt sunmaktan kaçındı.

Netanyahu’nun açıklamaları uluslararası kamuoyunda yankı bulurken, dikkatler bölgedeki askeri kapasitelerin gerçek durumuna yöneldi. Ocak 2025 tarihli SIPRI verilerine göre, dünya genelinde nükleer silaha sahip olduğu değerlendirilen dokuz ülke bulunuyor. Toplam nükleer başlık sayısının 12 bin 241 olduğu tahmin edilirken, bunların 9 bin 614’ü askeri stoklarda kullanılabilir durumda. Yaklaşık 3 bin 912 başlık, füze ve uçaklara yerleştirilmişken, 2 bin 100’ü ise anında ateşlenebilecek yüksek alarm seviyesinde tutuluyor.

Nükleer silah sahibi ülkeler arasında Rusya, yaklaşık 5 bin 459 başlıkla, ABD ise yaklaşık 5 bin 177 başlıkla ilk iki sırada yer alıyor. Bu iki ülke, dünya genelindeki nükleer silahların yaklaşık yüzde 83’ünü elinde bulunduruyor. Ayrıca, listede Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore de bulunuyor. SIPRI tahminlerine göre, İsrail’in yaklaşık 90 nükleer savaş başlığı mevcut. Ancak İsrail, uzun yıllardır “nükleer belirsizlik” politikası izleyerek bu kapasiteyi ne doğrulamakta ne de reddetmektedir.

Öte yandan, İran’da 2003 yılından bu yana Ayetullah Hamaney’in fetvasıyla, “nükleer silah üretmenin, stoklamanın ve kullanmanın İslam’a aykırı ve haram olduğu” kabul edilmektedir. Bu nedenle, İran’da nükleer üretim yasak olarak değerlendirilmektedir. Zenginleştirilmiş uranyum dışında, Netanyahu’nun iddia ettiği gibi İran’da nükleer silah olduğuna dair resmi veya gayri resmi bir kanıt bulunmamaktadır.

SIPRI raporunda, Soğuk Savaş sonrası dönemde küresel nükleer silah sayısındaki düşüş eğiliminin sona erdiğine de dikkat çekilmektedir. ABD ve Rusya’nın eski başlıkları imha etmesiyle azalan stoklar, artık yeniden artış göstermeye başlamıştır. Bunun sebebi, yeni nükleer başlıkların, imha edilenlerden daha hızlı bir şekilde üretilmeye başlanmasıdır. Ayrıca, nükleer silaha sahip olduğu değerlendirilen dokuz ülkenin tamamının 2024 yılı boyunca nükleer cephaneliklerini modernize ettiği belirtilmektedir.

Netanyahu’nun İran’a yönelik doğrulanmamış kimyasal silah iddiaları gündemdeyken, uluslararası veriler, bölgede nükleer silaha sahip olduğu değerlendirilen tek ülkenin İsrail olduğunu göstermektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu