BİM’lerde Proje Okullarında Görev Süresi Uzatılmayan Öğretmenler Haklı Bulundu

Danıştay’ın kararıyla proje okullarında görev süresi uzatılmayan öğretmenler haklı bulundu. Eğitimde liyakat ve nesnel kriterler vurgulandı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2 Nisan 2026 tarihinde verdiği karar ile proje okullarında görev süresi uzatılmayan öğretmenlerin haklı olduğuna hükmetti. Bu karar, öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılmasında belirli başarı kriterleri ve somut değerlendirme ölçütlerinin olmaması nedeniyle alındı.

Kamu Denetçiliği Kurumu, 3 Eylül 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarına öğretmen atamalarında nesnel ve ölçülebilir kriterlerin esas alınması gerektiğini vurgulamıştı. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı’na öneride bulunarak, öğretmen atama ve yönetici görevlendirme yönetmeliğinde gerekli düzenlemelerin yapılmasını istemişti.

Danıştay’da açılan davada, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemenin iptali ve yürütmenin durdurulması talep edilmişti. Danıştay, bu düzenlemenin öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılmasında hangi başarı kriterlerinin esas alınacağını belirtmediği için hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Proje okullarının, ulusal ve uluslararası projeler yürüten, özel statüye sahip eğitim kurumları olduğu belirtiliyor. Bu okullarda öğretmen atama süreçleri, 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na dayanarak doğrudan Bakanın yetkisine bırakılmıştır. Ancak, bu süreçlerin nesnel kriterlere dayanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bölge İdare Mahkemeleri de Danıştay’ın kararını destekleyerek, proje okullarında görev süresi uzatılmayan öğretmenlerin haklı olduğunu belirtti. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin başvurularında, idarenin hangi nesnel verilere dayandığını ortaya koyamadığını ifade etti.

Bu bağlamda, öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılmasında nesnel ve somut kriterlerin belirlenmesi gerekliliği bir kez daha gündeme geldi. Eğitim sisteminin etkinliği ve liyakat ilkesinin korunması açısından bu kriterlerin belirlenmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin sağlanması için önem arz ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu