Riyazü’s-Salihin 25. Bölüm: Nefs ile Mücahede ve Sürekli Cenk

Mücahede, nefisle olan sürekli mücadeleyi ifade eder. Bu kavramın derin anlamları ve önemi üzerine bir değerlendirme.

Mücahede, arifler tarafından nefisle olan mücadele anlamında kullanılmaktadır. Bu bağlamda, nefisle yapılan mücadelenin sürekli bir savaş olarak nitelendirildiği de görülmektedir. Bu savaş, hayatın sona ermesine kadar devam eder. Kur’an’da belirtildiği üzere, ‘Rabbinize kulluk edin, ta ki kesin olan ölüm size gelsin’ ifadesi, Allah’a olan kulluğumuzun ölüm anına kadar süreceğini vurgular. Dolayısıyla, Allah’ın bizlere bahşettiği ömür nimetini, sağlık ve afiyetle birlikte, bu mücahede için değerlendirmeliyiz. Geçici olan bu ömrü, Allah’ın rızasını kazanmak için harcamalı ve bu doğrultuda çaba göstermeliyiz.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisinde, ‘İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez ve aldanırlar; bunlar sağlık ve vakittir’ buyurmuştur. Bu nedenle, zamanı doğru bir şekilde değerlendirmek, düzenlemek ve tanzim etmek büyük önem taşır. Zira insanın en değerli sermayesi zamandır. Abdulfettah Ebu Gudde’nin ‘Ulemanın Yanında Zamanın Kıymeti’ adlı eseri, alimlerin zamanlarını nasıl düzenlediğini ve her anı nasıl değerlendirdiğini güzel bir şekilde anlatmaktadır.

Bu mücadelede en kıymetli kaynaklarımız olan sağlık ve zamanı en iyi şekilde değerlendirmek, ömrümüz boyunca Allah’a kulluk etme gayretimizi sürdürmek için önemlidir. Bu konuda en güzel örnek, Peygamber Efendimizin hayatıdır. Hz. Aişe (R.A) validemiz, Efendimizin gece namazını ayakları şişene kadar kıldığını aktarmaktadır. Kendisi, ‘Ya Resulallah, niçin böyle yapıyorsun? Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır’ dediğinde, Efendimizin verdiği cevap oldukça anlamlıdır: ‘Ben şükreden bir kul olmayı istemez miyim, ya Aişe?’ Bu cevap, kulluk, ubudiyet ve mücahede arasındaki derin bağı bizlere göstermektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu