AKP’nin Torba Kanun Teklifindeki Basın Düzenlemesi Tepki Çekti

AKP’nin TBMM’ye sunduğu torba kanun teklifindeki basın düzenlemesi, ifade özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getirdi.

AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu 22 maddelik torba kanun teklifinde yer alan basın düzenlemesi, kamuoyunda sansür ve ifade özgürlüğü konularında tartışmalara yol açtı. Teklifte, Basın İlan Kurumu’na gazete, dergi ve internet haber sitelerini basın yayın ilkeleri açısından denetleme yetkisi veriliyor. Bu düzenleme, yalnızca basılı yayın organlarını değil, resmi ilan ve reklam alma hakkına sahip olan ya da bu hak için bekleme sürecinde bulunan internet haber sitelerini de kapsıyor.

Teklifte en fazla eleştiri toplayan hüküm ise, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz” ifadesiyle yer aldı. Bu hükme aykırı yayın yapıldığına dair bir kanaate varılması durumunda, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu’nun şikayet üzerine ya da resen inceleme başlatabileceği ve ilgili yayın organına resmi ilan ve reklam kesme cezası verebileceği belirtiliyor. Ayrıca düzenlemenin ihlalin niteliğine göre artırılabilecek yaptırımlar doğurabileceği ve tekrarlayan ihlallerde daha ağır sonuçlara yol açabileceği ifade ediliyor.

Tepkilerin Merkezinde Muğlaklık Var

Düzenlemeye yönelik eleştirilerin temelinde, “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırılık” ifadesinin belirsizliği yatıyor. Eleştirmenler, bu ifadenin farklı siyasi ve ideolojik yorumlara açık bir alan oluşturduğunu savunuyor. Bu durum, tarihî, dinî, siyasi ya da akademik değerlendirmelerin yaptırım tehdidi altında kalabileceği ve basın kuruluşları üzerinde oto-sansür baskısı yaratabileceği endişelerini doğuruyor.

Sosyal Medyada Tepkiler Yağdı

Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül, düzenlemenin düşünce özgürlüğü açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini belirtti. Gül, laiklik, Şapka Kanunu, Harf Devrimi ve Cumhuriyet dönemi uygulamalarıyla ilgili tarihî tartışmaların hangi sınırlar içinde değerlendirileceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Açıklamasında, hukukun belirli alanları dokunulmaz kılan değil, toplumun tüm değerlerine eşit mesafede duran bir anlayışla işletilmesi gerektiğini vurguladı.

Hükümete Yakın Çevrelerden Tepkiler

Düzenlemeye yönelik eleştiriler yalnızca muhalefetle sınırlı kalmadı; AK Parti’ye yakın bazı isimlerden de tepki geldi. Eski AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner, düzenlemeyi “yasakçı ve sansürcü duruş” olarak nitelendirerek, bunun AK Parti’nin özgürlükçü-demokrat anlayışına tamamen aykırı olduğunu belirtti. Metiner, hakaret ve küfür olmadığı sürece herkesin düşüncesini ifade edebilmesi gerektiğini ifade etti.

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak da düzenlemeyi AK Parti içindeki yönelimler üzerinden eleştirdi. Dilipak, “AK Parti’de bu gidiş nereye?” ifadeleriyle tepki gösterirken, teklifi parti içindeki “Yeşil Kemalist” eğilimlerin yansıması olarak değerlendirdi. Yazar Mustafa Kasadar ise sosyal medya hesabından, “24 yılda bir cuma saati düzenlemesi dahi yapamayan bu iktidara Müslümanlar adına söylenebilecek tek söz: ‘Gölge etme başka ihsan istemem.'” şeklinde paylaşımda bulundu.

AK Parti’den Açıklama: Sesleri Duyduk

Düzenlemeye yönelik tepkilerin artmasının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten bir açıklama geldi. Çelik, kamuoyuna yansıyan metnin henüz bir taslak olduğunu belirterek, ifade hürriyeti konusundaki kaygıların parti yönetimi tarafından not edildiğini söyledi. Çelik, “Torba kanunla ilgili bir taslak yansıdı kamuoyuna. Bu taslakta ifade hürriyetine aykırı unsurlar olduğu çeşitli vatandaşlarımız, aydınlarımız ve değerli düşünürlerimiz tarafından bize iletildi. Seslerini duyduk, görüşlerinin farkındayız. Bu bir taslak; değerlendirme süreci devam ediyor” ifadelerini kullandı. Teklifin ilgili maddesinde değişiklik yapılıp yapılmayacağına dair nihai kararın, TBMM’deki komisyon ve Genel Kurul sürecinde netleşmesi bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu