Marko Barac: Bahçeşehir Koleji Anadolu Efes Kültürü Oluşturuyor

Marko Barac, Bahçeşehir Koleji’nin Anadolu Efes benzeri bir kültür yaratma çabalarını ve basketboldaki gelişmeleri değerlendirdi.

Marko Barac, Bahçeşehir Koleji’nin basketbol tarihinde önemli bir sezon geçirdiğini belirtti. Bu başarılı sezonun ardından, kendini geliştirmek için yeni fırsatlar arayan Barac, Atina’da düzenlenen EuroLeague Antrenörler Birliği kongresine katıldı ve burada Meridian Sport’a açıklamalarda bulundu.

Barac, sezonun sonlarına yaklaşırken takımının performansının artmasını ve ikinci yarının ilk yarıdan daha iyi olmasını sağladığını ifade etti. Bu süreçte, yalnızca kendisinden değil, oyunculardan ve ekibin diğer üyelerinden de büyük çaba gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak, Avrupa’nın en iyi liglerinden birinde finalin eşiğine geldiklerini belirterek, Beşiktaş ile oynadıkları play-off serisinin oldukça kaliteli olduğunu söyledi.

Basketbol Süper Ligi’nde, iki Sırp antrenörün yarı finalde karşı karşıya gelmesi dikkat çekti. Barac, iki takımın da sezon boyunca iyi performans sergilediğini ve bu durumun zamanla daha iyi anlaşılacağını düşündüğünü dile getirdi. Sırp antrenörlerin Türkiye’deki etkisinin giderek arttığını belirten Barac, bu durumun sadece kendisi ve Alimpijević ile sınırlı olmadığını, Igor Kokoškov ve Oliver Kostić gibi diğer antrenörlerin de önemli katkılar sağladığını ifade etti.

Barac, Sırp antrenörlerin Türkiye’deki başarılarının, sadece birkaç öne çıkan isimle değil, daha geniş bir çevreyle ilgili olduğunu savundu. Antrenörlerin, oyuncularının kalitesine bağlı olarak kendilerini geliştirdiğini ve bu sezon birçok antrenörün takımlarını başarıya taşıdığını söyledi. Ayrıca, meslektaşlarıyla olan ilişkilerinin destekleyici ve saygılı olduğunu vurguladı.

Bahçeşehir Koleji’nin, Türkiye’nin köklü kulüpleri ile arasındaki farklara da değinen Barac, bu kulüplerin büyük bir taraftar kitlesine sahip olduğunu belirtti. Anadolu Efes’in uzun yıllar süren çabalarıyla bir kulüp kültürü oluşturduğunu ve Bahçeşehir Koleji’nin de benzer bir kültürü inşa etmeye çalıştığını ifade etti. Ancak, bu sürecin zaman aldığını ve seyirci desteğinin henüz yeterli seviyeye ulaşmadığını belirtti.

Barac, Türkiye Ligi ile ABA Ligi arasındaki farkları da aktardı. Türkiye’de her an sahada bir Türk oyuncunun bulunması gerektiğini ve bu durumun takımın işini zorlaştırdığını söyledi. Türkiye’deki takımların, yüksek kaliteli bireysel oyunculara sahip olduğunu ve her takımın büyük yetenekler barındırdığını vurguladı. Türkiye Ligi’nde her takımda fark yaratabilecek oyuncular bulunduğunu ifade eden Barac, ABA Ligi’nin daha çok sistem odaklı olduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu