Hz. Musa’nın Asa ile Büyücülerin Hilesini Yok Etmesi

Hz. Musa’nın asası, büyücülerin hilelerini yok ederek gerçeği ortaya koydu. Büyü ve mucize arasındaki farklar Râzî’nin yorumlarıyla ele alındı.

“Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır; çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtulamaz.” (Taha:69)

Hz. Musa’ya, elindeki asayı yere atması talimatı verildiğinde, bu eylemin büyüklüğü ve etkisi, karşısındaki büyücülerin hilelerinin gerçeği karşısında ne denli aciz kaldığını ortaya koyar. Büyücüler, bu karşılaşmaya büyük bir hırsla çıkmıştı ve ustalıklarını sergilemek için birbirlerini cesaretlendirerek hazırlık yapmışlardı. Hz. Musa’nın elindeki değneği yere atmasıyla birlikte, büyücülerin tüm gösterileri bir anda yok oldu.

Râzî, bu ayet üzerinde yaptığı tahlillerde, büyücülerin gösterdiği hilelerin sadece göz boyama olduğunu, Hz. Musa’nın asasının ise gerçek bir mucize olduğunu vurgular. Büyücülerin ipleri ve değnekleri hareket ettiriyor gibi görünse de, aslında bunlar sadece birer yanılsamadır. Oysa Hz. Musa’nın asası gerçek bir ejderhaya dönüşerek bu sahte gösterileri yok etmiştir.

Râzî, büyücülerin hilelerinin bir sanat değil, bir aldatmaca olduğunu belirtir. Büyü, eşyanın gerçekliğini değiştirmez; sadece duyuları yanıltır. Hz. Musa’nın gösterdiği ise, ilahi bir mucize olarak eşyanın mahiyetini değiştiren bir olaydır. Büyücülerin hiçbir yerde gerçek bir başarıya ulaşamayacağını ifade eden Râzî, bu durumun yalan ve aldatma üzerine kurulu olduğunu söyler.

Ayette geçen “felah bulamaz” ifadesi, büyücülerin hakikati görseler bile kalplerinin mühürlü kalması durumunda kurtuluşa eremeyeceklerini ifade eder. Ancak, surenin devamında bu büyücülerin secdeye kapanarak tevbe etmeleri, tevbenin gücünü gösteren bir istisna teşkil eder. Râzî, mucize ile sihir arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyar; sihir sebep-sonuç ilişkisine bağlıdır ve insan iradesiyle sınırlıdır, oysa mucize doğrudan Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşir ve insan gücüyle yapılamaz.

Sonuç olarak, Hz. Musa’nın asası yalnızca hileleri yok etmekle kalmamış, aynı zamanda batılın hak karşısındaki acziyetini ve hilenin gerçek karşısında yok olmaya mahkum olduğunu da kanıtlamıştır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu