ABD-Çin Rekabeti ve Türkiye’nin İhracat Geleceği

ABD-Çin rekabeti, Türkiye’nin ihracatını nasıl etkileyecek? İş dünyası temsilcileri uyarıyor: 2026 yılı zorlu bir dönem olacak.

Küresel ticaret sahnesinde büyük güçlerin stratejileri yeniden şekilleniyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen ‘Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi’nde, iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunun tehdit altında olduğunu vurguladı. TİM Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci, Avrupa Birliği’nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleriyle yaptığı ticaret anlaşmalarının, Türkiye’nin yıllardır sahip olduğu avantajları zayıflatma riski taşıdığını ifade etti. Bu durum, 2026 yılında Türk ihracatçıları için rekabetin yalnızca kalite değil, aynı zamanda fiyat bazında da yoğunlaşacağına işaret ediyor.

Zirveye katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bu yeni ticaret dinamiklerinin Türkiye’nin ihracat stratejilerini nasıl etkileyeceği üzerine değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifeler, Asya’dan gelen ürünlerin Avrupa pazarına yönelmesine sebep oluyor. Bu durum, Türk sanayicileri için ciddi bir arz fazlası ve fiyat baskısı yaratma potansiyeline sahip.

2023 yılında 18 bin yeni firmanın ihracata başladığını belirten Kileci, bu sayının 2025’te 12.600’e düştüğünü kaydetti. KOBİ’lerin ihracat süreçlerine dahil edilmesinin, Türkiye’nin 2026 hedefleri arasında yer aldığını vurguladı. DEİK Başkanı Nail Olpak ise, iş dünyasının en büyük düşmanının öngörülemezlik olduğunu belirterek, sektördeki oyuncuların dikkatli ve temkinli olmaları gerektiğini ifade etti.

İhracatın geleceğine dair yapılan değerlendirmelerde, Gümrük Birliği’nin sağladığı avantajların azalması, yeni pazar koşullarının zorluğu ve artan rekabetin ön plana çıktığı görülüyor. Zirvede, 2026 yılına dair öngörüler masaya yatırıldı ve Türk ihracatçılarının bu zorlukları nasıl aşabileceği tartışıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu