Çocukların dijital güvenliği BM gündeminde ele alındı
Çocukların dijital güvenliği, BM Genel Merkezi’ndeki panelde ele alındı. Yapay zeka, çevrimiçi istismar ve ortak uluslararası standartlar gündeme geldi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Ofisi işbirliğiyle, çocukların dijital dünyada korunmasını konu alan bir panel düzenledi. New York’taki BM Genel Merkezi’nde, BM 81. Genel Kurulu Üst Düzey Haftası kapsamında Emine Erdoğan’ın himayesinde gerçekleştirilen toplantıda, yapay zeka ve dijital platformların oluşturduğu risklere karşı uluslararası standartların geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
“Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek, Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi” başlıklı etkinlikte; çevrimiçi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler, mahremiyet ihlalleri, veri güvenliği ve yapay zekanın çocuklar üzerindeki etkileri değerlendirildi. Katılımcılar, çocukların dijital ortamda yalnızca kullanıcı değil, hakları ve güvenliği korunması gereken bireyler olduğuna dikkat çekti.
Panelin açılışında konuşan Belçika Kraliçesi Mathilde, yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki hızlı ilerlemenin yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Çocukların şirketlerin veri toplama ve kullanıcı dikkatini artırmaya dayalı modellerinde birer denek haline getirilemeyeceğini belirten Mathilde, teknolojik gelişmenin etik ve kalite standartlarının gerilediği bir yarışa dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Çocukların dijital güvenliğinin yalnızca ebeveyn denetimi, içerik kontrolü veya veri korumayla sınırlı görülemeyeceğini kaydeden Mathilde, konunun aynı zamanda bir yönetişim meselesi olduğunu belirtti. Yapay zeka sistemlerinin tasarım aşamasından itibaren çocuk güvenliğini temel alması gerektiğini söyleyen Mathilde, tüm tarafların çocukların haklarını, güvenliğini ve esenliğini korumakla sorumlu olduğunu vurguladı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic ise çocukların artık hem fiziksel hem dijital dünyada büyüdüğünü belirterek, onların her iki alanda da sevgi, eğitim ve değerlerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Vucic, çocuklara dijital tehlikeleri fark etme, sorumlu seçimler yapma ve kendileriyle başkalarını koruma becerilerinin kazandırılması gerektiğini dile getirdi.
Gambiya Devlet Başkanı Adam Barrow’un eşi Fatoumatta Bah Barrow, dijital dünyanın çocuklara önemli öğrenme imkanları sunduğunu ancak kötü niyetli kişilerin dünyanın herhangi bir yerindeki çocuklara çevrimiçi olarak ulaşabildiğini belirtti. Sınırları aşan tehditlere karşı mevcut takip ve yaptırım mekanizmalarının yetersiz kalabildiğini söyleyen Barrow, hükümetlerin güçlü yasalar uygulaması, teknoloji şirketlerinin daha sıkı güvenlik önlemleri alması ve ailelerle eğitimcilerin de sürece katılması gerektiğini ifade etti.
Kenya Devlet Başkanı William Ruto’nun eşi Rachel Ruto, çocukların fiziksel olarak güvenli bir ortamda bulunurken dijital kanallarla tehlikeli alanlara erişebildiğini söyledi. Nairobi’de veya Ankara’da yaşayan bir çocuğun aynı dijital platformlarda benzer risklerle karşılaşabildiğini belirten Ruto, çocukların verileri, konumları, fotoğrafları ve çevrimiçi faaliyetlerinin ticari bir ürüne dönüştürülemeyeceğini vurguladı.
Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio’nun eşi Fatima Maada Bio, dijital teknolojinin öğrenme, yaratıcılık, yenilikçilik ve iletişim açısından fırsatlar sunduğunu, bununla birlikte çevrimiçi istismar, siber zorbalık, zararlı içerikler ve mahremiyet ihlallerinin de büyüdüğünü söyledi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda’nın eşi Diana Nausediene de dijital dönüşümün çocukların haklarını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, uluslararası standartlar ve koordineli eylem çağrısı yaptı.
Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye’nin eşi Angeline Ndayishimiye, dijital ortamların eğitim ve bilgiye erişim açısından sağladığı imkanlara işaret ederken manipülasyon, şiddet içerikleri ve çocukların onurunun ihlal edilmesi gibi risklere dikkat çekti. Guatemala Cumhurbaşkanı Bernardo Arevalo’nun eşi Lucrecia Eugenia Peinado Villanueva ise sınır ötesinde faaliyet gösteren platformların yalnızca ulusal mekanizmalarla denetlenemeyeceğini belirterek uygulanabilir ortak kurallara ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye’nin eşi Marie Khone Faye, dijital dünyanın gerçek hayattan ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Hükümetler, şirketler, eğitimciler ve sivil toplumun birlikte güvenli sistemler kurması gerektiğini belirten Faye, çocukların görüşlerinin karar alma süreçlerinin merkezinde yer alması çağrısında bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan’ın partneri Mirabela Grădinaru da sorunun artık tek bir ülkenin sınırları içinde çözülemeyeceğini ve BM çatısı altında küresel standart oluşturulmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Şili Cumhurbaşkanı Jose Antonio Kast’ın eşi Maria Pia Adriasola Barroilhet, çocukların dijital alışkanlıklarında yetişkinlerin davranışlarının belirleyici olduğunu söyledi. Yetişkinlerin sürekli ekran başında olmasının, yalnızca okul ve şirket kurallarıyla çözülemeyecek bir örnek oluşturduğunu belirten Barroilhet, sorumluluğun çocuklardan önce yetişkinlerle başladığını ifade etti.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın eşi Sahar Selam, ülkesinde 15 yaşındaki bir çocuğun intiharından önce bir yapay zeka sistemiyle sohbet ettiğinin ortaya çıktığını hatırlattı. Çocukların zor dönemlerde kullandıkları yapay zeka sistemlerinin verdiği yanıtların denetlenmesi gerektiğini belirten Selam, çocuklardan algoritmaların ticari işleyişini veya yanıtların psikolojik açıdan uygunluğunu değerlendirmelerinin beklenemeyeceğini söyledi.
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin eşi Diana Fox Carney ise sosyal medya ve yapay zekanın oluşturduğu risklerin gerçek ve giderek büyüyen bir sorun olduğunu belirtti. Hükümetler, mahkemeler ve teknoloji şirketlerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Carney, hiçbir ülkenin bu sorunların tamamını tek başına çözemeyeceğini vurguladı.
UNICEF Çocuk Koruma Direktörü Sheema Sen Gupta, Türkiye’nin çocukların internet güvenliğini küresel gündemin üst sıralarına taşıyan öncü ülkelerden biri olduğunu söyledi. Gupta, çocukların dijital ortamlarda korunmasının yalnızca ulusal değil, küresel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
BM Genel Sekreterinin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M’jid, çocuklara yönelik şiddetin dijital ortamda başlayıp fiziksel dünyaya taşınabileceğini ve yeniden çevrimiçi alana dönebileceğini belirtti. Özel sektörün, çocukların ve tüm çevrimiçi ekosistemin sorumluluk taşıdığını söyleyen M’jid, çocuklara karşı işlenen suçlarda daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini savundu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UNICEF Türkiye Çocuk Hakları Koordinatörü Ahmet Yiğit Başoğlu, dijital dünyanın çocuklar için iletişimin ötesinde öğrenme, kendini ifade etme ve dünyayı keşfetme alanı haline geldiğini söyledi. Algoritmaların çocuklara gösterdiği içeriklerin önemli sonuçlar doğurabildiğini belirten Başoğlu, güvenliğin sistemlerin sonradan eklenen bir özelliği değil, başlangıçtan itibaren temel ilkesi olması gerektiğini ifade etti.
Başoğlu, çocukların maruz kaldıkları zararları bildirebilecekleri, başvurularına hızlı yanıt alabilecekleri ve etkili desteğe ulaşabilecekleri mekanizmaların kurulması gerektiğini vurguladı. Dijital sınırların bulunmaması nedeniyle ortak uluslararası ilkeler ve standartlar oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirten Başoğlu, çocukların dijital güvenliği için tüm ülkeleri ortak hareket etmeye çağırdı.




