Gazzeli Ramazan: Bombalar arasında Kur’an’la direndik
Gazzeli Ramazan, savaşın ortasında çocukların bombardıman seslerini tanıdığını, ailesinin ise Kur’an ve dua ile ayakta kalmaya çalıştığını anlattı.
İslami Analiz / Haber Merkezi
2014’teki savaş sırasında dünyaya gelen Gazzeli Ramazan Mahmud Ebu Cezer, henüz 13 yaşında olmasına rağmen bölgede yaşanan üç farklı saldırıya tanıklık etti. Çocuk yazar ve aktivist Ramazan, savaşın Gazze’deki günlük hayatı nasıl değiştirdiğini ve ailesinin bombardımanlar karşısında nasıl ayakta kalmaya çalıştığını anlattı.
Ramazan’a göre Gazze’de büyüyen çocuklar, yaşıtlarının aksine savaş araçlarının ve bombardımanların seslerini küçük yaşta tanımak zorunda kalıyor. Kardeşi Nur’un henüz üç yaşındayken gökyüzündeki uçakları ayırt edebildiğini belirten Ramazan, yaşadıkları durumu şu sözlerle aktardı:
“Dünyanın farklı yerlerindeki çocuklar oyuncakları, salıncakları ve kaydırakları tanıyor. Gazze’de ise füze ve savaş uçağı türlerini oyuncaklardan daha iyi biliyoruz. Savaş başladığında kardeşim Nur üç yaşındaydı. Bir gün alışılmadık bir ses duyduk. Nur gökyüzüne bakıp bunun bir F-16 olduğunu söyledi. Annem de onu doğruladı. Kardeşim, yaşı çok küçük olmasına rağmen savaş uçaklarını hepimizden daha iyi tanıyordu.”
Bombardıman, yıkım, açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalan aileler için Kur’an-ı Kerim’in önemli bir manevi dayanak olduğunu söyleyen Gazzeli Ramazan, korku ve kayıp anlarında Kur’an’a yöneldiklerini ifade etti.
“Kur’an-ı Kerim bizim için yalnızca okunan bir kitap değildi. Savaş boyunca bize sabır veren en büyük güç oldu. Bir yakınımızı kaybettiğimizde, korktuğumuzda veya aç kaldığımızda Kur’an’a sığınıyorduk.”
Ramazan, komşularının evinin bombalandığı bir gece ailesiyle yaşadığı anları da anlattı. Patlamanın evlerini sarstığını belirten Ramazan, babasını namaza hazırlanırken, annesini ise Kur’an okurken gördüğünü söyledi.
“Büyük bir korkuyla uyandım. Evimiz sarsılmıştı. Babam namaz kılmaya hazırlanıyor, annem de Kur’an okuyordu. Babama çok korktuğumu söylediğimde bana, ‘Bize ancak Allah’ın yazdığı ulaşır. Hayatta kalırsak zaferi görmeyi umarız; şehit olursak da Allah katındaki nimetlerin daha hayırlı olduğuna inanırız’ dedi.”
Gazzeli Ramazan, çocukların yaşadığı kayıpların ve yıkımın gelecek kuşakların düşüncelerini etkilediğini savundu. Evlerini kaybeden, temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanan ve yağmur suyunu biriktirerek yaşamını sürdürmeye çalışan çocukların, yaşananların ardından özgürlük taleplerini daha güçlü dile getirdiğini belirtti.
“Çocuklar ve aileleri bombalandıkça güçlerinin ve direnme kararlılıklarının arttığını düşünüyorum. Yaşanan yıkımın, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünü savunacak yeni bir nesil oluşturduğuna inanıyoruz. Hayatı seviyoruz; ancak gerektiğinde inandığımız değerler uğruna fedakârlık yapmaya da hazırız. Bu neslin, yaşadığı toprakların geleceğinde belirleyici olacağına inanıyorum.”
Ramazan’ın anlatımları, Gazze’de çocukların savaş koşulları altında büyürken maruz kaldığı korku, kayıp ve zorunlu dayanıklılığı ortaya koyuyor.




