BPA, güvenli dozda bile insülin duyarlılığını düşürüyor
İnsanlar üzerinde yapılan ilk deneysel araştırma, plastiklerde kullanılan BPA’nın güvenli kabul edilen dozlarda bile insülin duyarlılığını azaltabildiğini gösterdi.
Plastik ürünler ile gıda ve içecek ambalajlarında kullanılan bisfenol A’nın (BPA), düzenleyici kurumlarca güvenli kabul edilen miktarlarda dahi insülinin vücutta etkili biçimde kullanılmasını zorlaştırabileceği ortaya çıktı. Bulgular, BPA maruziyeti ile metabolik sağlık arasındaki ilişkiye dair insanlarda elde edilen ilk deneysel kanıtlardan biri olarak değerlendiriliyor.
BPA, dünya genelinde en fazla üretilen endüstriyel kimyasallar arasında yer alıyor. 1960’lı yıllardan bu yana plastik ambalajların ve çok sayıda gıda-içecek kutusunun iç yüzeyinde kullanılan epoksi reçinelerin üretiminde yararlanılıyor. Kimyasalın yaygın kullanımı nedeniyle ABD nüfusunun yüzde 90’ından fazlasının idrarında BPA bulunduğu tahmin ediliyor.
Beş günlük maruziyet insülin duyarlılığını azalttı
Randomize ve çift kör klinik araştırmada 40 sağlıklı genç yetişkin incelendi. Katılımcıların bir bölümüne ABD Çevre Koruma Ajansının (EPA) yaşam boyu maruziyet için güvenli kabul ettiği sınırlar içinde BPA verilirken, diğer gruba plasebo uygulandı. Tüm katılımcılar aynı beslenme düzenini takip etti.
Beş günün sonunda BPA alan grupta periferik insülin duyarlılığı yüzde 9 geriledi. Plasebo grubunda ise bu ölçümde hafif bir artış görüldü. BPA verilen katılımcıların idrarındaki kimyasal düzeylerinin yükselmesi de maruziyetin gerçekleştiğini doğruladı.
California Polytechnic State University ve Rutgers Üniversitesinden araştırmacılar, sonuçların kısa süreli ağızdan BPA alımının insanlarda insülin duyarlılığını bozabileceğini gösterdiğini belirtti. Araştırmanın kıdemli yazarı ve diyabet araştırmacısı Todd Hagobian, diyabet riskine katkıda bulunabilecek küçük etkenlerin bile anlaşılmasının halk sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti.
Çalışmada karaciğerdeki insülin duyarlılığını değerlendirmek için kullanılan ölçümlerde belirgin bir değişiklik saptanmadı. Araştırmacılar, bu durumun BPA’nın özellikle iskelet kaslarında insülinin uyardığı glikoz metabolizmasını etkileyebileceğine işaret ettiğini aktardı. Östrojenin bu azalmayı tek başına açıklaması da olası görünmedi.
BPA için güvenli sınır tartışılıyor
EPA, BPA için vücut ağırlığının kilogramı başına günlük 0,05 miligramlık bir dozu yaşam boyu güvenli sınır olarak kabul ediyor. Bu değer 1988’de belirlendi. Ancak sonraki yıllarda elde edilen bulgular, düşük doz maruziyetin olası etkileri konusunda yeni tartışmalar başlattı.
Bilim insanları BPA’nın vücutta östrojeni taklit edebildiğini uzun süredir biliyor. 1990’lı yıllarda, ısıtılmış polikarbonat ambalajlardan yiyecek ve içeceklere BPA geçebildiği belirlendi. Daha sonraki araştırmalar, kimyasalın insan hücrelerinde östrojen benzeri etkiler oluşturabildiğini ortaya koydu.
Hayvan deneyleri ve toplum temelli insan araştırmaları, yüksek BPA maruziyetini üreme ve doğurganlık sorunları, nörogelişimsel değişiklikler, kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve insülin direnciyle ilişkilendirdi. Bununla birlikte bu bulgular, BPA’nın söz konusu sağlık sorunlarının tamamına doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.
2019’da California Polytechnic State University araştırmacılarının 11 üniversite öğrencisiyle yürüttüğü çalışmada da düşük doz BPA’nın glikoz ve insülin seviyeleri üzerinde kısa vadeli etkiler oluşturduğu görülmüştü. Ancak o araştırma, değişimin insülin salgısından mı yoksa insülin duyarlılığından mı kaynaklandığını ortaya koyamamıştı. Yeni çalışmada kullanılan daha hassas ölçümler, bu ayrımın yapılmasına yardımcı oldu.
Araştırmacılar, BPA maruziyetini azaltmak için paslanmaz çelik veya cam şişeler ile BPA içermeyen ambalajların tercih edilebileceğini belirtti. Bulgular Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism dergisinde yayımlandı.
Daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç var
Çalışmanın yalnızca genç ve sağlıklı yetişkinleri kapsaması, sonuçların toplumun geneline doğrudan uyarlanmasını sınırlıyor. BPA’nın obezite, prediyabet veya tip 2 diyabeti bulunan kişiler üzerindeki etkisinin henüz net olmadığı ve bu konuda yeni araştırmalar yapılması gerektiği bildirildi.
Uzmanlar, yeni sonuçların daha önceki hayvan, epidemiyolojik ve insan araştırmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Araştırma ekibine göre mevcut veriler, BPA için belirlenen referans dozun düzenleyici kurumlar tarafından yeniden incelenmesi gerektiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor.
Artan endişeler nedeniyle BPA, ABD’de bebek biberonları ve alıştırma bardaklarında kullanım dışı bırakıldı. Avrupa’da ise kimyasalın çoğu gıda ve içecek ürününde kullanımına artık izin verilmiyor. ABD’deki düzenleyici kurumlar BPA sınırlarını on yılı aşkın süredir kapsamlı biçimde yeniden değerlendirmedi. ABD’li milletvekilleri bu yıl, BPA’nın gıda ambalajlarında kullanımını yasaklamayı amaçlayan Gıdalarda Toksik Maddeler Yok Yasası adlı tasarıyı sundu; benzer girişimlerin önceki versiyonları ise yasalaşamamıştı.




