Türkiye’de Ruhsal Sorunlar: Depresyon ve Anksiyete Öne Çıkıyor

Türkiye’de ruhsal sorunlar arasında depresyon ve anksiyete bozuklukları en yaygın olanlarıdır. Son veriler endişe verici rakamlar sunuyor.

Ruh sağlığı, günümüzde en çok tartışılan konulardan biri haline geldi. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, son bir yıl içinde 18 yaş ve üzeri bireylerde doktorlar tarafından tanı konulan ruhsal hastalıkların görülme sıklığı %17,4 olarak belirlendi.

Ruh sağlığının önemi üzerine değerlendirmelerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağlar Açıkgöz, ruh sağlığının sadece zihinsel bozuklukların yokluğu değil, aynı zamanda bireyin potansiyelini fark edebilmesi, yaşamın getirdiği stresle başa çıkabilmesi ve topluma katkıda bulunabilme yetisi olarak tanımlandığını belirtti. Dr. Açıkgöz, ruh sağlığının sadece hasta olmamak değil, aynı zamanda dengede ve işlevsel olabilmek olduğunu vurguladı.

Ruhsal sorunların birçok nedeni olduğunu ifade eden Dr. Açıkgöz, yaşam kayıpları, stres ve travmalar, sosyal destek eksikliği, kronik hastalıklar, uyku ve beslenme bozuklukları gibi etkenlerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca, çevresel koşullar ve bireylerin olaylara bakış açıları da önemli rol oynamaktadır.

Ruhsal hastalıkların en yaygın türleri arasında depresyon %9, kaygı bozuklukları ise %5,8 oranında görülmektedir. Bunun yanı sıra, uyku bozuklukları, strese bağlı gerginlik ve tükenmişlik gibi sorunlar da sıkça karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer alıyor.

Ruhsal sorunların erken belirtilerinin fark edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Açıkgöz, sürekli keyifsizlik, uyku ve iştah değişiklikleri, aşırı hassasiyet, dikkat dağınıklığı ve sosyal ilişkilerden uzaklaşmanın önemli işaretler olduğunu aktardı.

Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Açıkgöz, bu platformların hem yararları hem de zararları olduğunu belirterek, medya okuryazarlığının önemine dikkat çekti. Mesajların kaynağını sorgulamanın ve sahte haberleri ayırt etmenin, bireylerin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ifade etti.

Anksiyete ve depresyon arasındaki farklara da değinen Dr. Açıkgöz, anksiyetenin gelecekle ilgili endişe ve huzursuzlukla karakterize olduğunu, depresyonun ise keyifsizlik ve enerji düşüklüğü ile öne çıktığını belirtti. Bu iki durumun ayrı ayrı görülebileceği gibi birlikte de görülme sıklığının yüksek olduğunu ekledi.

Ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde farklı yöntemlerin mevcut olduğunu dile getiren Dr. Açıkgöz, ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam düzeni değişikliklerinin tedavi seçenekleri arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca, ruh sağlığını korumanın yaşa göre farklı yaklaşımlar gerektirdiğini belirtti. Çocuklar için güvenli ve sevgi dolu bir ortam sağlanmasının, ergenler için ise yargılanmadan dinlenmenin önemli olduğunu vurguladı.

Toplumda ruh sağlığına yönelik bazı ön yargıların bulunduğunu belirten Dr. Açıkgöz, psikolojik destek almanın zayıflık değil, güçsüzlük değil, farkındalık göstergesi olduğunu ifade etti.

Ruhsal hastalıkların, diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir olduğunu vurgulayan Dr. Açıkgöz, bu alanda destek almanın önemine dikkat çekti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu