Küresel Karbon Pazarında CCS Teknolojisi Hızla Yükseliyor

CCS teknolojisi, ağır sanayinin dekarbonizasyonunda kritik bir rol oynayarak kapasitesini 2030’a kadar 5 kat artırmayı hedefliyor.

Yeşil dönüşüm sürecinde önemli bir araç olan Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojisi, küresel düzeyde büyük bir kapasite artışı yaşamaya hazırlanıyor. Küresel Karbon Yakalama ve Depolama Enstitüsü tarafından yayımlanan rapora göre, ağır sanayinin dekarbonizasyonu açısından hayati bir öneme sahip olan CCS kapasitesinin 2030 yılına kadar beş kat artması bekleniyor. Bu süreçte, toplam proje sayısının 734’e ulaşması öngörülüyor.

Raporda, CCS teknolojisinin emisyon azaltımının en zor olduğu ağır sanayi alanlarında kritik bir rol oynamaya başladığı vurgulanıyor. Özellikle 2025-2030 döneminde tesislerin kapasitesinin beş katına çıkması bekleniyor. Çimento, demir-çelik ve kimya sektörleri gibi dekarbonizasyonu zor olan alanlarda, CCS ekosistemindeki operasyonel tesis sayısı 77’ye ulaştı ve proje havuzu 734’e yükseldi. İnşaat halindeki tesislerin devreye girmesiyle birlikte kısa vadede %70 oranında bir kapasite artışı öngörülüyor.

Küresel rekabetin giderek kızıştığı bu alanda, Amerika Birleşik Devletleri, Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) çerçevesindeki teşviklerle en geniş proje portföyüne sahip ülke konumunda. Avrupa’da ise Birleşik Krallık, Norveç ve Hollanda, Kuzey Denizi’ni karbon depolama merkezi haline getirmeye yönelik adımlar atıyor. Asya ve Orta Doğu’da ise Çin, kömür santrallerine entegrasyon konusunda yoğunlaşırken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri büyük ölçekli tesis yatırımlarıyla enerji emisyonlarını azaltmayı hedefliyor.

Uzmanlar, 2050 yılına kadar net sıfır hedeflerine ulaşmak için mevcut büyüme hızının yetersiz kalabileceği uyarısında bulunarak, lisans süreçlerinin hızlandırılması ve uluslararası karbon taşımacılığı iş birliklerinin önemine dikkat çekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu