AB, Göç Rotalarında Çok Amaçlı Merkezler Kurma Kararı Aldı
AB, yeni göç stratejisi çerçevesinde göç rotalarında çok amaçlı merkezler kurma kararı aldı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, göç yönetimini daha etkili hale getirmek amacıyla yeni bir strateji geliştirdi. Bu strateji çerçevesinde, göç rotaları üzerinde “çok amaçlı” merkezlerin kurulması planlanıyor. AB Komisyonu sözcüsü Markus Lammert, bu merkezlerin özellikle göç güzergahları boyunca yer alacağını duyurdu.
Lammert, düzenlediği basın toplantısında, göç politikalarının güçlendirilmesi için göç diplomasisinin önemine vurgu yaptı. “Tüm rota yaklaşımı” olarak adlandırılan bu yeni strateji, göç güzergahında yer alan ülkelerle işbirliğini artırmayı hedefliyor. Lammert, Libya’dan tahliyelerin kolaylaştırılması ve yeniden yerleşim ile gönüllü geri dönüş fırsatlarının sağlanması amacıyla mevcut çok amaçlı merkezlerin uluslararası ortaklarla birlikte çalışacağını belirtti.
Yeni göç stratejisinin detaylarına göre, vize politikası, ticaret ve mali destek gibi araçlar göç yönetiminde etkin birer kaldıraç olarak kullanılacak. Ayrıca, iltica ve koruma süreçleri, menşe ülkelerine daha yakın bölgelerde gerçekleştirilecek. AB, insan kaçakçılığıyla mücadele çerçevesinde dijital ve yasa dışı mali faaliyetlerin izlenmesi için yeni araçlar geliştirecek ve yeni bir yaptırım rejimi uygulamaya koyacak.
Sınır güvenliği alanında ise Giriş-Çıkış Sistemi (EES) ve Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) devreye alınacak. Haziran ayından itibaren AB dış sınırlarından yapılan düzensiz girişler taranacak. Strateji, geri dönüş oranlarını artırmayı ve ortak bir “Avrupa geri dönüş sistemi” kurmayı da amaçlıyor. Üçüncü ülkelerle geri kabul işbirliği güçlendirilecek.
AB ayrıca, iş gücü açığını kapatmak için yetenek ortaklıklarını genişletecek ve nitelikli iş gücünün Birliğe çekilmesi için çalışma ve oturum süreçlerini hızlandıracak. Düzensiz istihdamla mücadele de artırılacak. Bu stratejinin uygulanması için 2028-2034 döneminde en az 81 milyar avro bütçe ayrılması planlanıyor. Tüm bu adımlar, temel haklara saygı ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde atılacak.




